YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1577
KARAR NO : 2020/765
KARAR TARİHİ : 01.07.2020
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Görevi kötüye kullanma
Hüküm : 5237 sayılı Yasa’nın 257/1, 43, 62/1, 53/1-2-3-5, 51/1-3 maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis cezası, hak yoksunluğu, erteleme, 1 yıl denetim süresi, 1 yıl süreyle vakıf yöneticisi veya denetçisi olmaktan yasaklılık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Bozmadan önce yapılan yargılamada sanık hakkında kamu zararının karşılanmaması ve sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması istememesi nedeniyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediği, 05.06.2013 tarihli mahkeme kararının temyiz merciince incelenmesinden önce sanık tarafından mahkemeye gönderilen 07.03.2016 tarihli dilekçede hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istemesi ve zararı karşıladığına dair yazı ve banka dekontlarını ibraz etmesi, bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında 13.10.2016 tarihinde talimatla ifadesine başvurulan sanığın yazılı savunmasında da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep etmesi karşısında mahkeme tarafından yanılgılı gerekçeyle kamu zararının mahkemece hüküm verildikten sonra karşılanmış olması sebebiyle şartları gerçekleşmediğinden bahisle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Mahkum olduğu hapis cezası TCK’nın 51. maddesine göre ertelenen sanık hakkında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06/04/2010 gün ve 2010/4-71-76 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; ertelemenin yasal sonucu olan ve zorunlu olarak hükmedilmesi gereken, bu nedenle de kazanılmış hakka konu olmayan denetim süresinin alt sınırının 1 yıl 15 günden az olamayacağı gözetilmeksizin 1 yıl olarak belirlenmesi suretiyle aynı Kanunun 51/3. maddesine aykırı davranılması,
3-Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20/09/2011 tarihli ve 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararında belirtildiği üzere, TCK’nın 53/5. maddesinin uygulanmamasının kazanılmış hak niteliğinde olduğu nazara alındığında, 05/06/2013 tarihli hükme yönelik sanık aleyhinde bir temyiz talebi bulunmadığı halde, sanık hakkında yazılı şekilde CMUK’nın 326/son maddesine aykırı olacak şekilde 5237 sayılı TCK’nın 53/5. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek hükmün CMUK’nun 321’nci maddesi gereğince BOZULMASINA, 01/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.