Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/5386 E. 2020/3262 K. 29.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5386
KARAR NO : 2020/3262
KARAR TARİHİ : 29.06.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/10/2019 tarih ve 2019/248-2019/330 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada; müvekkilinin, davalının oğlu olan …’tan alacağı karşılığında 13.11.2006 keşide tarihli çek aldığını, dava konusu çekin davalı tarafından müvekkiline verildiğini, çekin ibraz süresinde bankaya ibraz edildiğini, ancak karşılığı bulunmadığını, çek bedelleri ödenmeyince borçlu … hakkında icra takibi başlatıldığını, mahkemeden alınan ihtiyati haciz kararı gereğince 19.01.2007 tarihinde ihtiyati hacze gidildiğini, ihtiyati haciz işlemi sırasında …’ın borcu bildiğini, borcu en kısa sürede ödeyeceğini ve teminatın iadesine muvafakat ettiğini beyan ettiğini, daha sonra borçlunun borca ve imzaya itiraz ettiğini, borçlunun itirazı doğrultusunda İzmir 5. İcra Hukuk Mahkemesinde görülen davada bilirkişi incelemesi yapıldığını ve bu inceleme sonucunda çekteki imzanın davalı … eli ürünü olduğunun anlaşıldığını, hukuken … adına gözüken Bodrum Emta Elektrik şirketinin gerçekte fiilen …’a ait olup fiilen de onun tarafından işletildiğini, davalının ve oğlu …’ın müvekkilinin alacağını almasını engellemeye yönelik eylemlerde bulundukları ve kötüniyetli olduklarının açık olduğunu ileri sürerek 13.11.2006 keşide tarihli 17.000 TL bedelli davalı tarafından imzalanan çekin keşide tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise aynı gerekçelerle, 12.10.2006 keşide tarihli ve 21.000 TL bedelli çekin keşide tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili asıl ve birleşen davada; zamanaşımı itirazında bulunarak keşide tarihinden itibaren 6 ay içinde çekin işleme konulması gerekirken 6 aylık sürenin geçirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davada hamilin temel ilişkiye dayanmaksızın, çeke dayalı olarak istemde bulunduğu ve davalının keşideci olmadığı göz önüne alınarak, öncelikle 6102 sayılı TTK’da düzenlenen sebepsiz zenginleşme davasına uygulanan zamanaşımının, bu davada uygulanma olanağı olmamakla birlikte, TTK uyarınca, hamilin müracaat borçlusuna başvurusu için öngörülen ve çekin ibraz müddetinin bitiminden itibaren başlayan 6 aylık zamanaşımı süresininde somut olay bakımından asıl ve birleşen dava tarihi itibariyle dolmuş olduğu, davalının zamanaşımı def’isinin yerinde olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 20,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, 29/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.