YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5181
KARAR NO : 2020/3281
KARAR TARİHİ : 29.06.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesin’ce bozmaya uyularak verilen 04.07.2019 tarih ve 2015/1199-2019/763 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının İtalya’daki alıcısına gönderdiği malları davalının taşıdığını, söz konusu taşıma ve teslimin vesaik mukabili olmasına rağmen davalı tarafın davacının alacağını tahsil etmeden alıcı firmaya evrakı teslim ettiğini, alıcı firmanın da malları gümrükten çektiğini ve davacının alacağını ödemediğini, davalının hatalı ve kusurlu işlemi ile davacının alacağını tahsil etmesini engellediğini, bu nedenle mal bedelinin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine, davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunarak, dava konusu taşımanın davalı tarafından yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; bilirkişi kök ve ek raporlarında CMR konvansiyonu dikkate alındığında sözleşmede her ne kadar davalının adı geçmese de davacı ile davalı arasındaki elektronik posta yazışmalarında davalının açık bir şekilde fiili olarak taşımada rol oynadığı, taşıma operasyonunu bizzat yönlendirdiği, taşıma teklifini davalının sunduğu dolayıyla vesaik mukabili olan taşıma işleminin tarafı olan davalının teslim şekli kendisine bildirilip kendisinin de onaylamasına rağmen bilinçli olarak edimini yerine getirmede kusurlu ve alacak miktarının 14.590,79 EURO olduğu, alacak miktarına 25/08/2009 tarihinden itibaren yıllık %5 uygulanması gerektiği, davalı vekili her ne kadar husumet itirazında bulunmuş ise de; Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/927 Esas sayılı dosyasına verilen cevap dilekçesinde “malların güvenli bir şekilde uluslararası taşımacılık teamülleri gereği gerektiği şekilde taşındığı, verilen talimatlara uygun olarak teslim edildiği”nin beyan edildiği, davacı şirket tarafından davalı şirket yetkilisi …’a mail yoluyla talimatlar verildiği ve …’nın da bu talimatlara cevap verdiği, davalının vesaik mukabili mal taşıma işinin tarafı olduğu, davacının mail yazışmalarında satışın vesaik mukabili olduğunu bildirdiği, CMR üzerinde alıcı Banka (UBI-BANKO DI BRESCİA) olarak belirtilmesine rağmen bu talimata aykırı olarak CMR üzerinde yazılı olan alıcısından farklı bir muhataba teslim ederek ağır kusurlu davrandığı, davalı vekili her ne kadar zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de 20/07/2009 tarihli mail ile malların 1 hafta önce çekildiği bilgisinin verildiği, icra takibinin 26/06/2012 tarihinde başlatıldığı Yargıtay bozma ilamı dikkate alınarak olayda 3 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, CMR Konvansiyonu 32/c maddesine göre zamanaşımı süresinin teslimden 3 ay sonra başlayacağı gözetilerek davalının zamanaşımı savunmasına itibar edilmediği, yukarıda açıklanan nedenlerle vesaik mukabili olan taşıma işleminin tarafı olan davalının teslim şekli kendisine bildirilip kendisinin de onaylamasına rağmen bilinçli olarak edimini yerine getirmede kusurlu ve oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle denetime elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak ve takip talebinden önce davalı temerrüde düşürülmediğinden sadece asıl alacak yönünden takibin devamına ve alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.891,23 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 29/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.