YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2827
KARAR NO : 2020/10267
KARAR TARİHİ : 01.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı vekili, 11.03.2013 tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin 03.08.2004 – 26.06.2008 tarihleri arasında satış şefi olarak çalıştığını, davalı işverenin hiçbir geçerliliği olmayan ve işin yürütüm şekline aykırı gerekçeler ileri sürerek 26.06.2008 tarihinde müvekkilini işten çıkardığını, davalı işyerinde iyi niyet, sadakat ve özveriyle çalışan müvekkilinin çalıştığı süre içerisinde de hiçbir disiplin yaptırımıyla karşılaşmadığını, buna rağmen iş sözleşmesinin gerçekle alakası olmayan nedenlerle haklı neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 03.04.2015 tarihli ve 2015/8828 E., 2015/6606 K. sayılı ilamıyla, “(1) nolu bentte davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, (2) nolu bent uyarınca; 19.06.2008 tarihli tutanaklar ve fesih tebligatı ile noter ihtarnamesi ve tanık beyanlarına değinildikten sonra somut olayda, davalı tarafından fesihle ilgili iddiaları doğrultusunda tutanaklar sunulmuş olup, mahkemece bu tutanaklarla ilgili bir araştırma yapılmadığı, tutanak tanıklarının dinlenmediği, Mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde düzenlenen hâkimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında hâkimin uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflarca açıklama yaptırabileceği ve taraflardan delil gösterilmesini isteyebileceği kabul edilerek feshin haklı nedenle yapılıp yapılmadığının belirlenmesi amacıyla tutanak mümziilerinin dinlenerek tutanaklardaki hususlar sorulmak suretiyle ve gerekirse işyeri kayıtları da bilirkişi marifetiyle incelenmek suretiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı tespit edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemenin 19.10.2015 tarihli kararıyla, bozma kararına karşı direnilmesine karar verilmiştir.
Direnme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.02.2020 tarihli kararıyla, Mahkemenin direnme kararının yerinde olduğu kabul edilerek, Dairemizin bozma ilamında açıklanan bozma nedenine göre davalının esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.02.2020 tarihli kararıyla, dava dosyasının Dairemize gönderilmesi üzerine, Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 01.10.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.