YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2562
KARAR NO : 2020/4327
KARAR TARİHİ : 21.10.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02.11.2017 tarih ve 2017/452 E-2017/1184 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nce verilen 06.04.2018 tarih ve 2018/201 E-2018/286 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı …, kendisi adına asaleten çocukları adına vekaleten, Muris…’ın davalı bankadan kullandığı ticari kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından ipotek veren 3. kişi ile birlikte… mirasçıları sıfatıyla kendisi ve çocukları hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/2424 Esas ve 2017/152 Karar sayılı ve 19/01/2017 tarihli kararı ile mirası reddettiklerinden takip nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların mirasın reddi kararını takip tarihinden sonra almış olduğunu, bu nedenle davacıların mirası reddettiklerini bilme imkanlarının bulunmadığını, talepleri üzerine icra müdürlüğü tarafından verilen 26/04/2017 tarihli karar ile tereke temsicisi takipte taraf olacağından davacıların icra takibinde taraf sıfatı kalmayacağını bu nedenle davanın konusuz kaldığını, kötü niyet tazminatı talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacıların murisi tarafından çekilen kredi borcu nedeniyle takip yaptığının anlaşıldığı, davacıların mirası reddettikleri buna göre davacıların takip konusu borçtan sorumlu olmadıklarının tespitine, mirasın reddi kararının takipten sonra verilmesi nedeniyle davalı bankanın kötü niyetli olmadığı gerekçisiyle kötü niyet tazminatı isteğinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili istinafa başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre , davacıların mirası reddetmiş olmaları ve davalının da takip tarihi itibariyle bunu bilebilecek durumda olmaması nedeniyle davacıların borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatı isteğinin reddi yerinde ise de davalı vekilinin 26/04/2017 tarihinde icra dosyasında taraf değişikliği yapılması ile davanın konusu kalmadığı bildirimi davacı iddialarının kabulü şeklinde olduğundan ve bu beyanın ön inceleme duruşmasından önce olması nedeniyle karar ve ilam harcının 1/3’ü oranında alınması gerektiğinden davalı vekilinin istinaf isteğinin bu yönden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulü ile davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı isteğinin reddine, harçlar yasası gereği alınması gereken 1/3 oranındaki 6.479,07 TL harçtan peşin yatırılan 4.859,31 TL’nin mahsubu ile bakiye 1.619,76 TL’nin davalıdan alınmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve temyiz edenin sıfatına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.823,41 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 21.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.