YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5291
KARAR NO : 2020/1762
KARAR TARİHİ : 25.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili, davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, ıslah ettikleri davada, miras bırakanlarının paydaş olduğu 2170 (ifrazla 6744 p.) parsel sayılı taşınmaza ilişkin dava dışı paydaşlar ile yüklenici arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince miras bırakanlarına ait olması gereken 2, 4, 5, 6 ve 8 nolu dairelere davalıların haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın elattıklarını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuşlar, davalı … … hakkındaki davalarını atiye bırakmışlardır.
Bir kısım davalılar; dava konusu daireleri, davalı …’dan kiraladıklarını fuzuli şagil olmadıklarını, kira bedelini de ödediklerini bildirip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı … yönünden dava atiye terk edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına, davalı … yönünden husumetten reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne ilişkin olarak verilen (ilk) karar, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince “…davacılar, çekişmeli taşınmaz paydaşları arasında, arsa maliklerine isabet eden dairelerin paylaşıldığını, davalı arsa maliki kısıtlı …’un, miras bırakanlarına isabet eden dava konusu daireleri diğer davalılara haksız kullandırdığını ileri sürmüşler, bir kısım davalılar da, davalı …’dan kiraladıklarını, fuzulu şagil olmadıklarını bildirmişlerdir. Mahkemece, 03.07.2002 tarihli protokol örneğine değer verilerek, davalı … yönünden husumetten reddine, diğer davalıların haksız elattıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de; yukarıdaki ilkeleri kapsar biçimde hükme yeterli bir araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. Öncelikle, her bir paydaşa verilen dairelerin tek tek belirlenmesi, gerekirse diğer paydaşların (arsa maliklerinin) beyanlarına da başvurularak, toplanan delillerin 03.07.2002 tarihli protokol ile karşılaştırılıp, çekişmeli taşınmazların davacıların miras bırakanına aidiyetinin açıklanarak saptanması, ondan sonra ihtilafın çözümlenmesi gerekeceği açıktır. Öte yandan, … yönünden husumetten dava reddedilmişse de, bir kısım davalılar çekişmeli yerleri davalı …’dan kiraladıklarını beyan etmişler, davalı …’te çekişmeli yerlerin kendisine isabet ettiği savunmasında bulunmuş olup, belirlenen bu olgulara göre anılan davalıya husumet düşeceği de kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler gözetilmek suretiyle her bir paydaşa (arsa malikine) isabet eden dairelerin tek tek belirlenerek, ondan sonra davacılara isabet eden dairelerin halen kimin kullanımında olduğunun saptanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, mahkemece, (ikinci karada) davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili, davalı … vekili, davalı … vekili ve katılma yoluyla davalı … vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen üçüncü kararda, davalı … yönünden dava atiye terk edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına, davalılar …, …, … ve … aleyhine açılan davaların reddine, davacının meni müdahale ve teslim taleplerinin reddine, davalı … ile … yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacıların miras bırakanı ile davalı … ve dava dışı kişilerin 1270 parselde (ifrazla 6744 parsel) paydaş oldukları, çekişmeli taşınmaza kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile bina yapıldığı, kat mülkiyeti yada kat irtifakının kurulmadığı davacıların 2, 4, 5, 6 ve 8 nolu dairelerin miras bırakanlarına ait olduğunu ileri sürerek, eldeki davayı açtıkları anlaşılmaktadır.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacılar vekili ve davalı … vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 4 nolu daireye yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi ile TMK’nin 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Bir başka ifade ile 4 nolu dairenin davalı … tarafından diğer davalı …’a kiralandığı hususunun (ve bu şekilde davalı …’in tasarrufu altında olduğunun) ispat külfeti davacı tarafa aittir.
Somut olayda, davalının çekişme konusu dava konusu 4 nolu daireyi kullandığı veya tasarruf ettiği yöntemince ispatlanamadığına göre, mahkemece, davalı … aleyhine tahsil hükmü kurulması doğru değildir.
Bu durumda Mahkemece, çekişmeli 4 nolu daireye ilişkin (şartların varlığı halinde) diğer davalı …’ın belirlenen ecrimisil alacağından sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde tespit edilen miktarın davalı …’ten alınmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacılar vekili ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacılar vekili ve davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayı iadesine, 25.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.