YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20509
KARAR NO : 2012/2222
KARAR TARİHİ : 01.02.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2689,60 TL’lik takibe vaki itirazın iptali masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın görev yönünden reddi (görevsizlik) cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davalının, davacının işyerinden aldığı mal ve hizmet bedelini ödememesi nedeniyle, fatura alacaklarının tahsili için başlatılan takibe vaki haksız itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, aldığı eşyaların ev eşyası olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.4822 Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra Kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, 1.maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.4077 sayılı Kanunun 23.maddesi ile bu kanunun uygulaması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı ön görülmüştür.Somut olayda, davacı fatura bedelinin tahsilini talep etmekte olup, davanın tarafları arasında 4077 sayılı kanunun aradığı anlamda bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından dolayı ortada tüketici mahkemesinin görevine giren bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.O halde, açılan bu davaya Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılması gerektiği dikkate alınarak görev yönünden davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun görülmemüştür.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.