Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/14676 E. 2019/8541 K. 03.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/14676
KARAR NO : 2019/8541
KARAR TARİHİ : 03.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACI-BİRLEŞEN
DOSYA DAVALILARI : … vs.
BİRLEŞEN DOSYA DAVACISI : Hazine
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil -Tapu İptali Ve Terkin, Kamulaştırmasız Elatmadan Kaynaklanan Tazminat

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen asıl davanın tazminat yönünden kabulüne, ecrimisil yönünden reddine; birleştirilen dava yönünden ise kabulüne dair kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 30.04.2018 tarihli ve 2018/9419 Esas, 2018/11800 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verilmişti. Taraf vekillerince süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar vekili, davalılar … ve … tarafından bir kısmı imar planında yol olarak tahsis edilen; ancak idare tarafından fiilen el koyulmayan, kamulaştırılmayan ve malik tarafından uzun süredir tasarruf edilemeyen, bir kısmı ise yol için fiilen el konulan ve henüz kamulaştırma işlemi yapılmayan mülkiyeti vekil edenlerine ait 1071 parsel sayılı taşınmazın, fiilen el konulan kısmının vekil edenleri hissesi yönünden bedeli olan 10.000,00 TL’nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faizi ile birlikte davalı idareden tahsilini, yine fiilen el koyma tarihinden itibaren ecrimisil karşılığı olarak 2.000,00 TL’nin taşınmazın tasarrufunu kısıtlayan imar planının yapıldığı tarihten itibaren en yüksek faiz oranı ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili; davada husumet ehliyetlerinin olmadığını, vekil edeni olan idare tarafından taşınmaza el atılmadığını, imar planlarını yapma ve uygulama yetkisinin … Belediye Başkanlığının yetkisinde olduğunu, istenilen ecrimisil bedellerinin haksız, yersiz ve fahiş olduğunu, ayrıca davanın kabulü halinde uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili; dava konusu taşınmaza el atıldığı iddia edilen tarihin 1985 yılı olup vekil edeni Belediyenin 1994 yılında kurulduğunu, bu nedenle husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7.maddesine göre bu tür hizmet yerlerinin kurulması, düzenlenmesi ve işletilmesi yetkisinin Büyükşehir Belediye Başkanlığının görevine girdiğini, bu nedenle herhangi bir kamulaştırma işleminin yapılmamış olduğunu, esas yönünden ise dava şartı olan uzlaşma yoluna gidilmeksizin davanın açıldığını, davacıların herhangi bir gelir kaybına uğramamış olması nedeniyle tazminat ve ecrimisil talep edemeyeceklerini, istenen ecrimisil bedeli ve faizin de fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleşen dosyada davacı Hazine vekili; ana dosyada dava konusu yapılan 1071 parsel sayılı taşınmazın 460,68 m2’lik kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığının bilirkişi incelemesi sonucunda anlaşıldığını belirterek dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalan 460,68 m2’lik kısmının tapusunun iptali ile kamu yararına kıyı olarak terkinine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl dava yönünden; davacının dava konusu 1071 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapmaksızın fiilen el atmalarından kaynaklanan tazminat bedeline yönelik talebinin kabulü ile, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı tutularak 10.000,00TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faiz ile birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davacının ecrimisil bedeline yönelik talebinin reddine, birleşen dava yönünden; davacının tapu iptali ve terkin talebinin kabulü ile dava konusu 1071 parsel sayılı taşınmazda fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 08.05.2013 tarihli rapor ve ekli krokide tespit olunan 460,68 metrekare yüzölçümündeki kıyı kenar çizgisi içinde kalan taşınmaz bölümünün davacılar adına olan tapu kaydının iptali ile kıyı vasfında tapu kaydından terkin edilmesine karar verilmiştir .
Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.04.2018 tarihli ve 2018/9419 Esas, 2018/11800 Karar sayılı ilamı ile düzelterek onanmasına karar verilmiştir. Taraf vekillerince kararın düzeltilmesi istenilmiştir .
Asıl dava kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat, ecrimisil; birleştirilen dava ise tapu iptal ve terkin isteğine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına , dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre asıl dava davacısı vekilinin karar düzeltme itirazları yerinde görülmemiştir .
2.Davalılar vekillerinin karar düzeltme taleplerine gelince; Harita Mühendisi Bilirkişi …tarafından düzenlenen 15.11.2012 tarihli kök fen raporunda dava konusu taşınmazın 1107,28 metrekarelik kısmının yol olarak kullanıldığı; aynı bilirkişice düzenlenen 08.05.2013 tarihli ek raporda ise imar planında yol olarak ayrılan kısmın 733,40 metrekaresinin fiilen yol olarak kullanıldığı, taşınmazın 460,68 metrekarelik kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı tespiti yapılmıştır.
Mahkeme, asıl davada kamulaştırmasız elatma nedenine dayalı bedelle ilgili olarak davacı yanın fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, taleple bağlı kalarak 10.000 TL bedele hükmetmiştir. Dava konusu taşınmazın değeri tespit edilirken fen bilirkişisince düzenlenen kök rapordaki 1107,28 metrekarelik yol olarak kullanıldığı belirtilen alan için değer tespiti yapılmıştır. Halbuki yapılması gereken iş, kıyı kenar çizgisi kapsamı dışında kalan ve davalılarca fiilen el atılan kısmın belirlenerek bu kısım için, tarafların itirazlarını da karşılayacak şekilde denetime elverişli bilirkişi raporu almak suretiyle değer tespiti yapmak iken yanılgılı değerlendirmeyle karar verilmiş olması doğru değildir.
Kabule göre de, kamulaştırmasız el atmaya dayalı bedel davası kısmen kabul edildiğine göre el atan idare yönünden tapu kaydının ifrazı ile niteliğine göre tescil ya da terkin kararı verilmesi gerekmekteyken bu hususta karar verilmemiş olması da doğru görülmemiştir .

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairenin 30.04.2018 tarihli ve 2018/9419 Esas, 2018/11800 Karar sayılı düzelterek onama ilamının KALDIRILMASINA, Yerel Mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan Kanunun 442. maddesi uyarınca (6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi gereğince 1086 Sayılı HUMK’un 427 ila 454. maddeleri yürürlükte bulunduğundan) takdiren 370,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davacılardan alınarak Hazineye irad kaydına ve 74,80 TL peşin harcın red harcına mahsubu ile kalan 17,70 TL’nin karar düzeltme isteyen davacılardan alınmasına, ve peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyen davalılara ayrı ayrı iadesine, 03/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. 03.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.