Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/145 E. 2020/1560 K. 19.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/145
KARAR NO : 2020/1560
KARAR TARİHİ : 19.02.2020

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : TİT Veya Katkı Payı Alacağı

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı … davalı eş adına olan 6 parsel sayılı taşınmaz nedeni ile Samsun 1. Aile Mahkemesi’nin 2008/179 Esas, 2010/360 Karar sayılı dava dosyasında belirlenen alacağın bakiye 74.876,55 TL’sinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur. Davalı … yargılama devam ederken 18.08.2013 tarihinde vefat etmiş olup, mirasçıları davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne, 74.876,55 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen dahili davalılar …, …, …, …, …, …, …, … …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 01.12.2015 tarihli ilk kararla davanın kabulüyle 74.876,55 TL alacağın müştereken ve müteselsilen davalı ve dahili davalılardan tahsiline karar verilmiş, bir kısım dahili davalılar vekilinin temyiz itirazı üzerine temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26.06.2018 tarihli bozma ilamıyla hüküm “alacağın terekeye ait bir borç olduğu, tereke borçlarından mirasçılık sıfatını kaybetmemiş tüm mirasçıların sorumlu olduğu, davalı … mirasçılarının bir kısmının mirası reddettikleri, reddedenlerin durumu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece, 13.12.2018 tarihli 1. oturumda bozmaya uyulmasına karar verilmiştir.
Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtayın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan hukuk mahkemesi, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Mahkeme, bozma kararından dönerek direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. Bu müesseseye “usuli müktesep hak” veya “usule ilişkin kazanılmış hak” denir. “Usuli Müktesep Hak”, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay İçtihatları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve kamu düzeni ile ilgilidir. Açıkça bozmaya uyulmasına karar verilmesiyle, taraflardan birisi yararına usule ilişkin kazanılmış hak doğar. Bundan sonra mahkemenin yapacağı iş, bozma kararı uyarınca ve o doğrultuda işlem yapmak ve gerekli kararı vermekten ibarettir. Kural olarak, hakim ara kararından dönebilirse de, bozmaya uyulmasına ilişkin karar bunun istisnalarındandır. Farklı anlatımla; bozma kararına uyan mahkeme, bununla bağlıdır.
Ne var ki; Mahkemece, bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki, bozma ilamında, “alacağın terekeye ait bir borç olduğu, tereke borçlarından mirasçılık sıfatını kaybetmemiş tüm mirasçıların sorumlu olduğu, davalı … mirasçılarının bir kısmının mirası reddettikleri, reddedenlerin durumu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” belirtilerek karar bozulduğu halde, Mahkemece, ölü davalı … ve ölü dahili davalı … ile mirası reddeden … aleyhine alacağa hükmedilmesi hatalı olmuştur. O halde, Mahkemece, davalı …’ın mirasçılarından mirası reddedenler belirlenerek, mirasçılık sıfatını kaybetmemiş tüm mirasçılar net bir şekilde tespit edilerek 26.06.2018 tarihli bozma ilamında belirtilen şekilde sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Dahili davalılar vekilinin temyiz itirazları yukarıda gösterilen sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK’un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 19.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.