YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/14483
KARAR NO : 2020/5381
KARAR TARİHİ : 01.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, olası kastla yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin, sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan açılan kamu davası ile ilgili herhangi bir karar verilmemesine ilişkin olduğu anlaşılmakla, bu kapsamda yapılan temyiz incelemesinde;
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 03.12.2014 tarih, 2014/30167 numaralı iddianamesi ile sanığın 6136 sayılı Kanun’un 13/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı halde, mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında bu suç yönünden herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmış ise de; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.12.2015 tarih, 2015/1-640 Esas ve 2015/496 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; sanık hakkında iddianameyle dava açıldıktan sonra karar verilmesinin unutulması durumunda, ortada temyize konu olabilecek bir hüküm bulunmadığından, bu eksikliğin bozmaya konu edilmesi mümkün olmayıp, karara bağlanmayan iddiayla ilgili zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1) Sanık hakkında mağdur …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık hakkında mağdurlar … ve …’e yönelik olası kastla yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Mağdur … hakkında düzenlenen Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 17.07.2014 tarihli raporunda “sağ el 5. parmak distal interfalengeal eklem düzeyinde ampute olduğu” belirtildiği halde, mağdurun yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı hususunda görüş bildirilmediği anlaşılmakla; mağdurun tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporları temin edilerek en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevki ile yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı hususunda ayrıntılı raporu aldırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yetersiz nitelikteki rapor hükme esas alınarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Olay günü sanığın sevk ve idaresindeki araç ile seyir halindeyken, daha önceden aralarında husumet bulunan mağdur … ile karşılaştığı, aralarında tartışma ve kavga olayının yaşandığı, sanığın olaydan sonra ele geçirilemeyen tabanca ile mağdur …’ı hedef alarak birden fazla kez ateş ettiği ve bu sırada yoldan mağdur …’ün kucağında kızı olan mağdur … ile birlikte geçtiği, sanığın tabancasından çıkan kurşunlardan birinin olay ile ilgisi bulunmayan mağdurlar … ve…’e isabet ederek yaraladığı olayda; sanığın mağdurlar … ve…’e yönelik eylemlerinin oluş itibarıyla olası kastla yaralama olarak değerlendirilmesi gerektiği ve mahkemenin de kabulü bu yönde olduğu halde, sanığın mağdurlar … ve …’e yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerde TCK’nin 21/2. maddesinin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
ç) Sanığın mağdur …’e yönelik eylemi hakkında kurulan hükümde; 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesindeki, kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen cezanın, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılacağına dair düzenleme karşısında, mağdurdaki kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi orta (2) derece olarak belirlendiği halde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.02.2019 tarih, 2017/3-308 Esas ve 2019/61 sayılı Kararına ve TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanık hakkında TCK’nin 86/1, 86/3-e maddelerine göre belirlenen cezada (1/2) oranında artırım yapılmak suretiyle sanığa fazla ceza verilmesi,
d) Sanığın mağdur …’e yönelik eylemi hakkında kurulan hükümde; TCK’nin 86/1, 86/3-e maddeleri uyarınca hükmedilen “1 yıl 6 ay” hapis cezasının, TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca (1/2) oranında artırılması sırasında hesap hatası yapılarak, “1 yıl 15 ay” hapis cezası yerine “2 yıl 3 ay 15 gün” hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın mağdur …’e yönelik eylemi hakkında kurulan hükümdeki ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının CMUK’un 326/son maddesi uyarınca dikkate alınmasına, 01.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.