Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2018/9092 E. 2020/3280 K. 04.03.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/9092
KARAR NO : 2020/3280
KARAR TARİHİ : 04.03.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : TCK’nın 155/1, 62, 52/2, 52/4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet

Güveni kötüye kullanma suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığa atılı güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaşma bürosuna tevdii edildiği ancak; uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Katılanın, sanık …’a aracını kiralaması için bıraktıktan sonra sanık …’ın aracı emaneten temyiz dışı sanık …’e verdiğini 29/01/2014 günü para cezası gelmesi üzerine öğrendiği bu suretle sanığın güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
TCK’nın 155/1 maddesinde düzenlenen takibi şikayete bağlı güveni kötüye kullanma suçunda, TCK 73. maddesinde de şikayet süresinin “fiil ve failin öğrenildiği günden itibaren 6 ay” olduğu ve şikayetin süresi içerisinde yapılıp yapılmadığının yargılama şartı olarak kabul edildiği, bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, katılanın, sanık …’ın aracı emaneten temyiz dışı sanık …’e verdiğini 29/01/2014 günü para cezası gelmesi üzerine öğrendiği ve buna rağmen kollukta alınan 09/04/2014 tarihli beyanında sanık …’dan şikayetçi olmadığını söylediği ancak katılanın TCK’nın 73. maddesinde yasal süre olan altı aylık süreden sonra 08/04/2015 tarihli duruşmada şikayet hakkını kullandığı ve bu tarih itibariyle şikayet süresi geçtiğinden dava şartının gerçekleşmediği dikkate alınarak sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/03/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.