Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2016/17591 E. 2020/2237 K. 25.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17591
KARAR NO : 2020/2237
KARAR TARİHİ : 25.06.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU: TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “dava dilekçesinde dava edilen taşınmaz 164 ada 4 parsel olarak geçmiş ise de husumet nedeniyle reddine karar verilen aynı mahkemeye ait 2011/111 Karar sayılı dosyada dava edilen taşınmazın 150 ada 2 parsel sayılı taşınmaz olduğunun tespit edildiği, 150 ada 2 parsel sayılı taşınmazın … Noterliğinin 13.12.1951 tarih ve 5300 yevmiye nolu satış vaadi sözleşmesi ile …’e satıldığı, davalının dava konusu taşınmazı hiç kullanmadığı, davacıların murisi …’in baba adının … olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu, dava dilekçesinde 162 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında dava açıldığı halde, hükümde 150 ada 2 parsel sayılı taşınmazla ilgili karar verilmesinin isabetsizliğine değinildikten sonra, davaya konu edilen taşınmazın mahkemece net bir şekilde belirlenmesi ve bundan sonra da çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren Kadastro Kanunu’nun 12. maddesindeki hak düşürücü sürenin dolup dolmadığı hususunun araştırılması, hak düşürücü süre dolmamış ise davanın, tapu iptali ve tescil istemiyle açılan bir dava olması nedeniyle tarafların tüm delillerinin toplanıp mahallinde keşif yapılarak tanıklar da dinlenmek suretiyle değerlendirme yapılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 150 ada 2 parsel sayılı taşınmazda hissedar olan davalı … oğlu …’in hissesinin ve tapusunun iptaline, Hüseyin Taşdemir’in mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde, irsen intikal ve 1951 tarihli noter satış senedine dayanmış olup tespit öncesi sebebe dayalı bu talep, hak düşürücü süreye tabidir. Çekişmeli taşınmazın kök parseli olan 81 ve 83 parsel sayılı taşınmazların, kadastro tespiti 09.07.1962 tarihinde kesinleşmiş, dava ise 19.01.2012 tarihinde açılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi uyarınca, kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra “kadastrodan önceki nedenlere” dayanılarak dava açılamaz. Çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiştir. Hak düşürücü süre, hakim tarafından re’sen dikkate alınması gereken dava şartlarındandır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
25.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.