YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12523
KARAR NO : 2020/5599
KARAR TARİHİ : 02.06.2020
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk … ve müdafiinin katılan sıfatıyla aleyhe temyiz isteminde bulunmadıkları belirlenerek yapılan incelemede:
1) Suça sürüklenen çocuk … hakkında müştekiler … ve …’a yönelik hakaret suçundan verilen beraat hükümlerine yönelen, suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’e yönelik hakaret suçundan verilen beraat hükmüne yönelen, suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan verilen beraat hükümlerine yönelen, suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen, katılan suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
21.04.2016 tarihinde katılan suça sürüklenen çocuk … ve yetki belgesi ile yetkili kılınan müdafiine tefhim edilen kararları 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 29.04.2016 tarihinde temyiz eden katılan suça sürüklenen çocuk … müdafiinin kanuni süresinden sonra vaki temyiz talebinin, CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen, suça sürüklenen çocuk … ve müdafiinin temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
a) Gerekçeli karar başlığında … ve …’in sıfatının katılan suça sürüklenen çocuk yerine mağdur suça sürüklenen çocuk olarak gösterilmesi,
b) Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere, mağdura yönelik aynı eylemin failleri olarak yargılanan sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden, somut olayda aralarında yakın arkadaşlık ilişkisi ve birbirleri aleyhine savunma yapma ihtimalleri bulunan suça sürüklenen çocuklar …, …, … ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar …, … müdafiinin savunmalarına göre aralarında menfaat çatışması bulunduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocukların savunmalarının ayrı müdafiiler yerine tek bir müdafii tarafından yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/1. ve 5271 sayılı CMK’nin 152. maddelerine aykırı davranılması,
c) Suça sürüklenen çocuk … ve katılan suça sürüklenen çocuk … 18 yaşını doldurmadığı halde, 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı olarak, oturumların kapalı yerine açık yapılması ve hükmünde kapalı yerine açık oturumda tefhim edilmesi,
d) İddianamede suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinin uygulanmasının talep edildiği, mahkeme tarafından 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinin uygulanmama ihtimaline binaen suça sürüklenen çocuğa ek savunma hakkı verildiği ve suça sürüklenen çocuk hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanmadığı ancak gerekçeli kararda tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
e) Hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep eden ve erteleme hükmünün uygulanmasına engel sabıka kaydı bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nin 51. maddesinde düzenlenen erteleme hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
f) Suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK’nin 86/1,87/3. maddeleri uyarınca belirlenen “1 yıl 4 ay hapis” cezasından, 5237 sayılı TCK’nin 31/3. maddesi uyarınca (1/3) oranında indirim uygulanması sırasında, maddi hata yapılarak “10 ay 20 gün hapis cezası” yerine, yazılı şekilde “10 ay 20 gün adli para cezasına” hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … ve müdafiinin temyiz nedenlerle bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.