Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2009/4810 E. 2010/11596 K. 20.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4810
KARAR NO : 2010/11596
KARAR TARİHİ : 20.09.2010

Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan masraflar ile bağlanan gelirlerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve……tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davalı…. 21.07.2006 günlü…… sayılı ilamı ile aynı gün iflasına ve iflasın açılmasına karar verilmiş, 05.10.2007 tarihinde de ikinci alacaklılar toplantısı ve davacı Kurumun alacaklı olarak tesbiti yapılmış, davacı Kurum tarafından daha önce, 14.03.2007 tarihli dilekçe ile davalı şirketten toplam 6.914.936,13 TL alacaklı olup bunun 123.102,70 TL’sinin ihtilaflı olduğu iflas müdürlüğüne bildirilmiştir.
Davacı Kurumun, iş kazası nedeniyle kazalı sigortalıya yapmış olduğu ödemelerin tahsiline ilişkin açmış olduğu iş bu dava ise, 06.08.2003 tarihinde açılmış olup iflas idare memurları huzuru ile davaya devam edilmiştir.
İflas işlemleri, iflasına karar verilen tüzel/gerçek kişinin alacaklılarının, alacaklarını tahsile ilişkin işlemler olup, iflas eden ile alacaklılar arasındaki borç miktarının belirlenmesine ilişkin değildir. Alacağın iflas masasına kaydedilmiş olmasıda uyuşmazlık konusu hususların çözülmüş olduğu anlamına gelmez.
İflasın açılması ile, tasarruf yetkisi kısıtlanıp yerini iflas idaresi alan müflisin, davacı veya davalı olarak taraf bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespit bakımından ve iflas idaresine imkan sağlamak açısından İİK’nun 194. maddesi düzenlenmiştir.
Bu durumda davalı şirketin 05.10.2007 tarihli ikinci alacaklılar toplantısından sonraki 10 günlük süre fazlası ile geçmiş olup,iş bu davada uygulanabilirliği yoksa da, davacı Kurum tarafından ikinci alacaklılar toplantısından önce 14.03.2007 tarihli dilekçe ile alacaklı olunan rakamın davalı şirketin iflas masasına bildirildiği, ancak bildirilen bu rakam içerisinde dava konusu alacak miktarının bulunup bulunmadığı açık olarak belirtilmemiş olup, bildirilen alacağın ikinci alacaklılar topplantısında görüşülüp görüşülmediği ve görüşüldü ise nasıl bir karara varıldığı araştırılmamıştır.Bu durumda mahkemece yapılacak iş, iflas idaresi huzuru ile davanın esasına girilerek belirtilen hususlarda araştırılmak ve ibraz edilecek deliller irdelenmek suretiyle yapılacak yargılama sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.