Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/20416 E. 2012/2219 K. 01.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20416
KARAR NO : 2012/2219
KARAR TARİHİ : 01.02.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 6.800 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının davacıya ait araçla kaza yaptığını, %100 kusurlu olması nedeniyle kazaya karışan diğer aracın sigorta şirketine 6.800 TL davacının ödeme yaptığını, 6.800 TL’nin tahsili için davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını ancak davalının bu takibe itiraz edip takibi durdurduğunu, bu nedenle 6.800 TL’lik takibe vaki itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına karar verilmesi istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.Davalı taraf ise yokluğunda karar verildiği gerekçesi ile kararı temyiz etmiştir.Dava dilekçesi kendisine tebliğ edilen davalı bununla kendisine karşı dava açılmış olduğunu öğrenir ve savunma hakkını kullanabilir. 1982 Anayasasının 36. maddesinde hak arama hürriyeti, 1086 sayılı HUMK.un 73. maddesi ve 6100 sayılı HMK’nın 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiştir. Bu maddelere göre özetle bir davada davalıya savunma hakkını kullanma imkanı verilmeden hüküm verilmez.T.K’nun 10. maddesine göre “tebligat tebliğ yapılacak şahsa bildirilen en son adreste yapılır.” Somut olayda dava dosyasının ve ekindeki icra dosyasının incelenmesinden ödeme emrinin … Mah. … Sk. …/…” adresinde davalıya bizzat tebliğ edildiği, dava dosyasında ise davacı vekilinin 26.04.2011 havale tarihli dilekçesi ile davalının adresini … Mah. … Sk. … …/…” olarak bildirdiği ve mahkemece bu adrese tebligat çıkarılıp, tebligatın T.K. 21’e göre yapıldığı ve bu şekilde davalının yokluğunda karar verdiği anlaşılmıştır. Davalıya tebligat yapılan bir adres varken başka bir adrese T.K.’nun 21. maddesine göre tebligat usulsüzdür.Mahkemece davalının adresine usulüne uygun davetiye gönderildikten ve taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davalının savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.