YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/12243
KARAR NO : 2020/409
KARAR TARİHİ : 08.01.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Tüm dosya içeriğine göre; müştekinin ikametinde 27.08.2013 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı ile ilgili olarak; 22.09.2013 tarihli CD çözüm tutanağı ile müştekiye ait ikametten iki şahsın hırsızlık yaptığının tespit edildiği, 06.10.2013 günü yakalanan sanığın elindeki dövmeden dolayı aynı sitede 18.08.2013 günü gerçekleşen hırsızlık olayına ilişkin görüntülerdeki şahıs ile aynı kişi olduğunun değerlendirildiği, 06.10.2013 tarihli tutanak ile de müştekiye ait ikametten hırsızlık yapanın sanık olduğuna dair kanaat belirtildiği anlaşılmış ise de; tutanağın teknik bilgi ve incelemeyi içermediği, Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nce 13.08.2014 tarihinde düzenlenen raporda, görüntülere ait kayıt çözünürlüğünün düşük olması, şahısların uygun açı, pozisyon ve mesafede olmamaları, ortam aydınlatma koşullarının elverişli düzeyde olmaması sebepleri ile şahısların morfolojik yapıların ve olası karakteristik yapıların teşhise elverişli görüntü bilgisi içermediğinin müşahede edildiği, kovuşturma aşamasında alınan 04.10.2015 tarihli bilirkişi raporunda ise; yargılamaya konu olayla ilgili olarak çözünürlük ve yetersiz ışık itibariyle görüntülerdeki şahısların net eşgali hakkında herhangi bir değerlendirmede bulunulamadığı ve sanığın sol elindeki dövmenin teşhisine ilişkin görüntünün mevcut olmadığı belirtilerek 18.08.2013 tarihinde gerçekleşen hırsızlık suçu ile ilgili görüntülere dair görüş bildirildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın üzerine atılı hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarını işlemediği yönündeki aşamalarda değişmeyen savunmasının aksini gösterir mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden ve atılı suçları işlediğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu denetime olanak verecek şekilde açıklanmadan yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
Dosya içerisindeki 22.09.2013 tarihli CD çözüm tutanağına göre, suçların saat 05:11 ile 05:18 arasında gerçekleştiği, UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında suç tarihinde gece vaktinin 05:20’de sona erdiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin, konut dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken aynı Kanun’un 116/4. maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.