YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4732
KARAR NO : 2020/1423
KARAR TARİHİ : 17.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen davanın … Turizme yönelik kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı … Turizm Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davaya konu 184 ada 59 parselde bulunan ekli krokide 12 ve 3 numara ile gösterilen dükkanların davalı şirkete kiralandığını ancak davalı şirketin talebiyle kira sözleşmeleri feshedilerek dükkanların boş olarak … Bankasına teslim edildiğini, daha sonra davalıların vekill edeni idarenin rızası ve bilgisi dışında dava konusu ekli krokide 12 numara ile gösterilen dükkanı işgal ettiklerini, davalı ile geçerli hiçbir hukuki ilişkinin bulunmadığını beyanla; asıl davada 01/10/2003 tarihinden 01/09/2006 tarihine kadar, birleşen dava ile de 01.09.2009 tarihinden, 13.04.2009 tarihine kadar ecrimisile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece asıl ve birleşen davanın davalılardan …’ye yönelik kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı ve davalılardan … Turizm Danışmanlık Ve Pazarlama Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise, ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
Açıklanan bu ilke ışığında davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında evvelce görülen Bodrum 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/164 esas sayılı dosyasında son dönem için belirlenen miktar üzerinden hesaplama yapıldığı bildirilmiş ise de, yıllara göre artış oranlarının neye göre belirlendiği; ilkelerimiz doğrultusunda ÜFE oranlarının uygulanıp uygulanamadığı rapor kapsamından denetlenemediğinden, denetime elverişli olmayan rapora dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının (1) nolu bendde açıklanan sebeplerle reddine, davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulüyle hükmün, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 54,40 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 468,60 TL’nin temyiz eden davacıya iadesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden … Turz… Ltd. Şti’ye iadesine, 17/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.