Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/12338 E. 2020/1445 K. 17.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/12338
KARAR NO : 2020/1445
KARAR TARİHİ : 17.02.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Asıl Dava: Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil,
Birleşen Dava: Temliken Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı-birleşen dava davacısı … mirasçıları ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı-birleşen dosya davalısı vekili, vekil edenine ait 280 parsele, davalıların ev ve fırın olarak kullandıkları yapının 24.78 m2 müdahale ettiğini belirterek, davalıların müdahalesinin önlenmesine, taşınmazın vekil edenine teslimine ve 2.000,00 YTL ecrimisile karar verilmesini istemiştir. 12.02.2007 havale tarihli dilekçesi ile davalıların haksız müdahalesinin önlenmesine, yapının kâline ve 2.000,00 YTL ecrimisile karar verilmesini talep ettiklerini bildirmiştir.
Davalı …, dava konusu taşınmazın babası olan diğer davalı …’e ait olduğunu belirterek, tarafına karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı-birleşen dosya davacısı … asıl davada davanın reddini savunmuş ve birleşen davada ise, taşan kısmın bedeli karşılığında adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulü ile 19.06.2007 tarihli fen bilirkişi raporunda A ve B ile gösterilen toplam 24,78 m2 kısma davalının tecavüzünün menine, 2.000,00 TL ecrimisilin davalı taraftan tahsiline ve taşan kısmın kâline; birleşen davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davalı-birleşen dosya davacısı … mirasçıları (… hem mirasçı hem davalı) tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava, müdahalenin meni, kâl ve ecrimisil; birleşen dava, tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.
Dosya içeriği, toplanan deliller ve özellikle 19.01.2018 tarihli … Tapu Müdürlüğü’nün müzekkere cevabına ekli gönderdiği tapu kayıtlarından; çekişmeli 280 parsel sayılı taşınmazın dava tarihinde davacı adına kayıtlı olduğu, Mahkemenin 13.02.2009 tarihinde verdiği karardan sonra 31.03.2009 tarihinde taşınmazın dava dışı …’ye satış suretiyle temlik edildiği ve sonrasında yapılan tevhit işlemi ile taşınmazın 2184 parsel numarasını aldığı, 05.05.2011 tarihinde ise taşınmazda kat irtifakı kurularak birden fazla bağımsız bölüm oluştuğu anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki; dava açıldıktan sonra da sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur. Usul hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş, 6100 sayılı HMK’nin 125. maddesinde, dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usuli işlemler düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK’nin 125/2. maddesi ” Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder. ” şeklindedir.
Somut olayda; davacı dava konusu taşınmazı sattığından, müdahalenin meni ve kâl davası yönünden davacının taraf sıfatı yani aktif husumet ehliyeti sona ermiştir. Bu durumda Mahkemece davanın yeni malik/maliklere ihbarı gerekir.
O halde Mahkemece yapılacak iş, çekişmeli taşınmazın devredildiği gözetilerek, yeni malik/maliklere davanın ihbarının sağlanması, malikin davayı takip edeceğini belirtmesi halinde, kaldığı yerden yargılamanın sürdürülmesi aksi takdirde sonucuna göre bir karar verilmesi olmalıdır.
SONUÇ: Davalı-birleşen dosya davacısı Hüseyin mirasçıları (hem mirasçı hem davalı …) vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.