Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2016/17390 E. 2020/1649 K. 10.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17390
KARAR NO : 2020/1649
KARAR TARİHİ : 10.06.2020

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, … Köyü çalışma alanında bulunan 143 ada 3 parsel sayılı 755,10 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, …, 143 ada 4 ve 158 ada 2 parsel sayılı, sırasıyla 308,91 metrekare ve 1.219,20 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar … adına irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ayrı ayrı tespit ve tescil edilmiştir. Davacı … ve …, çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak tapu iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Yargılama sırasında … ve arkadaşları, aynı nedenlere dayanarak davaya katılmış, davalı …’ın ölümü nedeniyle mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacıların ve asli müdahillerin davasının kabulüne, çekişmeli 143 ada 3 ve 4 parsel, 158 ada 2 parsel sayılı taşınmazların davalılar … ve … adına olan tapu kayıtlarının kısmen iptali ile taşınmazın Yıldızeli Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 21.06.2011 tarih 2011/234 Esas, 2011/244 Karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında kök muris Bekir Yılmaz mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı … ve … ile katılan … ve arkadaşları, çekişmeli taşınmazların müşterek muris Bekir’den intikal ettiği iddiasıyla, tapu iptali ve tescili istemiyle dava açmışlardır. Davalı … aynı zamanda davalı …’in babası olup dedesi Bekir’e ait taşınmazların paylaşıldığını, dava konusu taşınmazların kendi miras payına düştüğünü belirterek davanın reddini istemiştir. Buna göre taşınmazların öncesinin ortak miras bırakan Bekir’e ait olduğu tarafların kabulünde olup; uyuşmazlık, Bekir’in terekesinin mirasçıları arasında yöntemince paylaşılıp paylaşılmadığı hususundadır. Mahkemece, dava konusu taşınmazların tarafların müşterek murisi …’e ait olduğu ve tarafların miras hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Mahkemece dosyaya getirtilen ve davacılar adına kayıtlı bulunan dava dışı taşınmazların ortak muris terekesine ait olup olmadığı araştırılmamış, ortak murisin terekesine dahil olup, kadastro sonucunda muris ya da mirasçıları adına tespit ve tescil edilen dava dışı taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı ve bu taşınmazların durumu saptanmamış, keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin beyanları ortak olarak alınmış, dinlenilen bilirkişi ve tanıkların beyanları yetersiz, soyut ve gerekçesiz sözlerden ibaret olduğu gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur. Eksik araştırma ve yetersiz incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle, dosya arasına getirtilen davacılar ve davalı … adına kayıtlı olduğu anlaşılan taşınmazlar ile tarafların kök murisi Bekir’in terekesine dahil olan tüm taşınmaz mallar belirlenip, kadastro tutanaklarının örnekleri dosya içine getirtilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılmalı; yapılacak keşifte, dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, muris Bekir’in ölümünü takiben terekesinin tüm mirasçılarının ya da temsilcilerinin katılımıyla taksim edilip edilmediği, taksim edilmişse hangi tarihte taksim edildiği, davada taraf olmayan mirasçılarda dahil her bir mirasçıya hangi mevkiden taşınmaz mal verildiği, taşınmaz mal verilmeyen mirasçının ne şekilde razı edildiği ve davaya konu taşınmazların taksimde davalı tarafa bırakılıp bırakılmadığı, dosya arasına getirtilen davacılar ve davalılar adına kayıtlı taşınmazların ne sebeple davacılar ile davalılar adına tespit edildiği, her bir taşınmazda kimin hangi tarihten beri ne sebeple zilyet bulunduğu olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece belirtilen hususlar yerine getirilmeden eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, davalı …’ın temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi