YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16277
KARAR NO : 2020/1539
KARAR TARİHİ : 04.06.2020
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tarafların delil listelerinde isimleri yazılı olan ve dinlenmeyen tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılması, çekişmeli taşınmazın kim tarafından ne şekilde kullanıldığı, (A) ve (B) bölümleri arasında ayırıcı nitelikte sınır bulunup bulunmadığı hususlarının açığa kavuşturulması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 157 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 27.10.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 230,04 metrekarelik kısmının tespitinin iptali ile aynı ada son parsel numarası verilerek davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar … ve … vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Bu nedenle çekişmeli 157 ada 9 parsel sayılı taşınmazın dava konusu (A) bölümü dışında kalan dava dışı 24.833,22 metrekarelik bölümü yönünden tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken, bu bölüm yönünden tescil hükmü kurulmaması isabetsiz ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 2. fıkrasının sonunda yer alan “davacı adına tespit ve tapuya tesciline” ifadesinden sonra gelmek üzere “geriye kalan kısmın tespit gibi tesciline” ifadesinin eklenmesine, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
04.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.