YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/8892
KARAR NO : 2020/11479
KARAR TARİHİ : 12.03.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1. ve 230. maddeleri gereğince mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 32/1 maddesi kapsamında akıl hastası olduğu mahkemece kabul edilen sanığa zorunlu müdafii tayininin gerektiği gözetilmeden ve sanığın savunması alınmadan savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılanlar vekilinin itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nın 321. ve 326/son maddeleri gereğince kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 12.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.