Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/3835 E. 2012/8421 K. 28.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3835
KARAR NO : 2012/8421
KARAR TARİHİ : 28.03.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 1.074,76 TL bedelli takibin borçlusu olunmadığının tespiti ile 5.000,00 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece menfi tespit davasının kabulü, manevi tazminat davasının kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davacıya ait kayıp kimlik belgesini ele geçiren 3. kişinin davalı bankadan kredi kartı alıp kullandığını, kredi kartı borcu ödenmeyince davalı banka tarafından davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra işlemlerine maruz kalan davacının derin üzüntü yaşadığını iddia ederek, davalı banka tarafından davacı aleyhine başlatılan toplam 1.074,76 TL bedelli icra takibinde borçlu olunmadığının tespiti ile takibin iptaline, kredi kartı hesabının masrafsız olarak kapatılmasına, davalı bankadan 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.Davalı banka vekili; davacının kimlik belgesini kaybetmekle sahtecilik olayının gerçekleşmesine sebebiyet verdiğini, müvekkili bankanın davacının basiretsiz davranışı nedeniyle zarara uğradığını; davacının manevi tazminat talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davacının menfi tespit davasının kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.200,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava; nüfus kimlik belgesini kaybeden davacının bu belgedeki fotoğrafı üzerine 3. kişi tarafından kendi fotoğrafı yapıştırılarak davalı bankadan kredi kartı alması sonucu kartın borcunun ödenmemesi üzerine banka tarafından davacı aleyhine başlatılan takipte borçlu olunmadığının tespiti ile takip nedeniyle uğranılan manevi zararının tazmini talebine ilişkindir. Dava iki ayrı talepten oluşmaktadır. Dosyadaki belgelerden davacı tarafın yalnızca menfi tesbit talebine ilişkin harç yatırdığı, manevi tazminat talebine ilişkin harç yatırmadığı ve mahkemece harcı yatırılmamış talebe ilişkin hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.
492 sayılı Harçlar Kanunun “Harcı Ödenmeyen İşlemler” başlığını taşıyan 32. maddesinde, yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamayacağı hükmü yer almaktadır. Mahkemece bu yasal düzenleme göz ardı edilerek hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.