Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/19480 E. 2012/3485 K. 14.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19480
KARAR NO : 2012/3485
KARAR TARİHİ : 14.02.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde eski 2.030,150 TL (2.03 TL) alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, 01.05.1991 tarihli sözleşme ile davacı belediyeye ait arsanın taksitle davalıya satıldığını, taksitlerin ödenmesine kadar taşınmaz üzerine kanuni ipotek hakkının tesis edildiğini, davalının 2.030.150 TL (2.03 TL) borcunu ödemediğini belirterek, denkleştirici adalet ilkesi gereğince güncelleştirilecek alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, zamanaşımı def”inde bulunmuş, borcun ödendiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, 01.05.1991 sözleşme tarihi ile 26.01.2009 dava tarihi arasında BK.nun 125.maddesi gereğince 10 yıldan fazla zaman geçtiğinden bahisle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü taraf vekilleri temyiz etmiştir.Dava konusu taşınmazın tapu kaydında davacı … lehine “kanuni ipotek” tesis edildiği anlaşılmaktadır.TMK.nun 892.maddesinde, kanuni ipotek hakkının doğumunun, aksi kanunda öngörülmüş olmadıkça, tapu kütüğüne tescil edilmelerine bağlı olmadığı; 888.maddesinde, ipotekli taşınmazın devrinin, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, borçlunun sorumluluğunda ve güvencesinde bir değişiklik meydana getirmeyeceği; 864.maddesinde de, rehnin tapu kütüğüne tescil edilmesinden sonra alacak için zamaşımının işlemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Bu yasal düzenleme karşısında, davacı alacaklının lehine bulunan kanuni ipotek hakkı nedeniyle dava konusu alacağın zamanaşımına uğramayacağı anlaşıldığından, mahkemece; bilirkişi raporuna göre davanın esası hakkında hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,14.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.