Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2420 E. 2020/3690 K. 30.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2420
KARAR NO : 2020/3690
KARAR TARİHİ : 30.09.2020

MAHKEMESİ : ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Mersin 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.10.2017 tarih ve 2014/429 E- 2017/379 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nce verilen 16.03.2018 tarih ve 2018/199 E- 2018/253 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Özyurt Tem. İnş. Gıda Taş. Rek. Tur. Tic. ve San. Ltd. Şti. ile Uygar Yem. Güv. Tur. Tem. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti. tarafından Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. Mersin Şubesinden kullanılan kredi karşılığında davacıya ait taşınmaz üzerinde davalı lehine ipotek tesis edilmesine rıza gösterdiğini, ipoteğe konu borcun ödenmesine rağmen davalı tarafın dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteği kaldırmadığını belirterek ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı Özyurt Tem. İnş. Gıda Taş. Rek. Tur. Tic. ve San. Ltd. Şti. ve Uygar Yem. Güv. Tur. Tem. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti. ile müvekkili Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı sözleşme mucibince muhatapların bankaya karşı gerek müşteri olarak ve gerekse müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sorumlu olduklarını, ipotekli taşınmazın maliki ve davacı …’ın ise kredi ve ipotek sözleşmesindeki şartlar dairesinde sorumlu olduğunu, 13.12.2007 tarih ve 26096 yevmiye ile banka lehine ipotek tesis edilmiş olduğunu, dava dışı şirketlerle banka arasında süresiz genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bankanın teminat mektuplarından, çek karnelerinden, komisyon ve masraflardan mütevellit 130.174,62 TL alacağı bulunduğunu, ipoteğin doğmuş ve doğacak tüm borçlar için tesis edilmiş olduğunu, ipoteğin limiti ve temin ettiği borç miktarının tapu kaydı ile sabit olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ipoteğe esas resmi senedin incelenmesinde ipoteğin davalı banka lehine verildiği, ipoteğin dava dışı Uygar Yemekçilik Limited Şirketi ile Özyurt Temizlik Limited Şirketinin davalı bankaya olan “bilcümle borçlarına” teminat teşkil emek üzere verildiği, ipoteğin belli bir borç için konulmaması teminat altına alınan alacağın doğmuş ve doğacak alacaklar olması nedeni ile ipoteğin Medeni Kanun’un 881/1 maddesinde düzenlenen (üst limit ipoteği) ipotek olduğunun anlaşıldığı, bu ipotek türü ile doğmuş veya doğacak borçların ipotek ile teminat altına alınabileceği, bu halde ipoteğin kaldırılması için dava dışı Uygar Yemekçilik Limited Şirketi ile Özyurt Temizlik Limited Şirketinin davalı bankaya borcunun (riskinin) olmaması gerektiği, dava dışı Uygar Yemekçilik Limited Şirketi ile Özyurt Temizlik Limited Şirketinin davalı nezdinde risklerinin bulunduğu bu halde de ipoteğin kaldırılmasının talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, ipotek resmi senedinde “bilcümle borçlarına teminat teşkil etmek üzere 90.000,00 TL bedelle Kuveyt Türk Katılım Bankası lehine 1.derecede ipotek tesis ettiğini” şeklinde düzenleme bulunduğu, yine benzer şekilde; “…ayrıca bunların dışında hangi sebepten dolayı veya her ne ad altına olursa olsun Bankaya karşı doğmuş ve doğacak gerek TL ve/veya döviz cinsli, gerekse dövize endekslenmiş bilcümle borçlarının da teminatını teşkil etmek üzere Banka lehine tesis edilmiştir.” şeklinde düzenleme bulunduğunun anlaşıldığı, dava sırasında alınan bilirkişi raporuna göre dava dışı şirketlerin davalı bankaya borçlarının bulunduğu, halen riskin mevcut olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacının dava dışı şirketler ile davalı Banka arasında imzalanan ticari nitelikte genel kredi sözleşmesinden doğacak borçların teminatı amacıyla verilen ipoteğin fekki davasıdır. Dava Mersin Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılmışsa da dava tarihinde Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmaktadır. Dava tarihi itibariyle bu iki mahkeme arasında görev ilişkisi olduğundan ilk derece mahkemesi tarafından dosyanın Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi’ne görevsizlik kararı ile gönderilmesi gerekirken işin esasına girilmesi doğru olmadığı gibi istinaf mahkemesi tarafından da görev hususu resen dikkate alınarak bu yönden gerekli kararın verilmesi gerekirken istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nin 2018/199 E. ve 2018/253 K. sayılı ve 216.03.2018 tarihli kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın Mersin 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 30.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.