Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5574 E. 2020/5437 K. 28.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5574
KARAR NO : 2020/5437
KARAR TARİHİ : 28.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım Ve Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili, vekil edenine ait 258 ada 2 parsel sayılı taşınmaza bilgisi ve rızası dışında davalı tarafından taşıyıcı direkler dikilmek suretiyle tecavüzde bulunulduğunu açıklayarak, haksız elatmanın önlenmesini, ilgili direklerin kal’ini, 2010-2014 arası dönem için şimdilik 30.000,00 TL ecrimisilin her yılın ocak ayının 1. gününden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, davalı vekili husumet itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece elatmanın önlenmesi ve kal davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından ve davacı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmiştir.
Dava; elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1. İddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına yönelik olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 120/1. (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 413.) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yer (kısım), kal’i istenen yapının değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur (4.3.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK).
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davanın, hükmedilmesi istenen ecrimisil miktarı olan 30.000,00 TL dava değeri üzerinden harç ödenmek suretiyle açıldığı, el atmanın önlenmesi ve kal talepleri yönünden harç yatırılmadığı gibi, yargılama sırasında da dava değeri hesaplanmayarak harç ikmalinin sağlanmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Şu halde, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden elatmanın önlenmesi ve kal istekleri ile ilgili keşif icra edilmek suretiyle tespit edilecek dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru olmamış,
2. Kabule göre de, Mahkemece tecavüze konu taşıyıcı direklerin kime ait olduğu hususunda davalının cevap ve savunmaları doğrultusunda araştırma yapılmadan, direklerin dava konusu taşınmazda kapladığı alan tespit edilmeden ve buna yönelik irtifak geliri üzerinden ecrimisil hesabı yapılmadan, farazi hesaba dayalı olup dava tarihinden sonraki dönemi de hesaplamaya dahil eden rapora itibar edilerek davanın kabulü doğru görülmemiş, Mahkeme kararının bu sebeplerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.092020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.