YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5903
KARAR NO : 2020/6483
KARAR TARİHİ : 21.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava konusu 10 nolu bağımsız bölümün davalı adına kayıtlı iken, İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/295 Esas, 2010/288 Karar sayılı ilâmı ile muris muvazaası sebebiyle 1/6 hissesinin vekil edeni adına tesciline karar verilerek kesinleştiğini belirterek, muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil davasının dava tarihi olan 24.05.2004 tarihinden itibaren 5.000 TL ecrimisilin tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında taleplerini 8.819,31 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’i ileri sürmüş ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava tarihinden geriye 5 yıl (20.06.2008-20.06.2013) için hesap edilen 8.819,31 TL ecrimisil alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiş olup; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arasında ecrimisil istemine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Dava konusu taşınmaz bağımsız bölüm niteliğindedir. Yargıtayın ve Dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre, kira geliri üzerinden ecrimisil talebi olduğu takdirde; çekişmeye konu taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayice göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olaya gelince; hükme esas alınan raporda, davanın açıldığı 20.06.2013 tarihinde aylık kira bedeli 1.050,00 TL belirlenerek, dava tarihinden geriye doğru ÜFE uygulanarak önceki dönemler ecrimisil bedelinin hesaplandığı anlaşılmıştır. Az yukarıda belirtilen ilkede açıklandığı üzere, öncelikle ilk dönem için rayiç bedel belirlenip sonraki ilerleyen yıllara ÜFE artış oranı yansıtılarak ecrimisil belirlemesi yapılması gerekirken tam tersi yol izlenerek hesaplama yapılması doğru görülmemiştir.
O halde; Mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda usuli müktesep hak gözetilmek suretiyle hesaplama yapılması, Yargıtay ve Daire uygulamalarına uygun olarak hazırlanmış bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması gerektiğinden, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle reddine; diğer temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 21.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.