Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2016/15573 E. 2020/8149 K. 02.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15573
KARAR NO : 2020/8149
KARAR TARİHİ : 02.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, aracın müsaderesine yer olmadığına

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
24.04.2012 tarihli olay tutanağına göre, Suriye ülkesinden Cilvegözü Gümrük Kapısı’ndan giriş yaparak gümrüklü sahadan çıkış yaptıktan 150 metre sonra durdurulan, sürücülüğünü sanık …’nin yaptığı …. plakalı araçta yapılan aramada 300 litre kaçak motorin ile 1423 paket kaçak sigara ele geçirildiği; araç sürücüsü sanık … hakkında sadece ele geçirilen 300 litre motorin için Reyhanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/405 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda verilen mahkumiyet hükmü Dairemizin 13.04.2015 tarih, 2014/15147 E., 2015/13818 K. sayılı ilamıyla onanmasına karar verilerek kesinleştiği, aynı olayla ilgili olarak hem araç sürücüsü … hem de araç sahibi malen sorumlu … hakkında, araçta ele geçen motorin ve kaçak sigaralar hakkında bu kez Reyhanlı Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17.10.2012 tarih, 2012/635 sayılı iddianamesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/1. maddesi uyarınca cezalandırılmaları için kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda da, 5607 sayılı Yasanın 3/1. maddesi uyarınca temyize konu 06.06.2014 tarihli hükmün kurulduğu,
Sanık …’nin kaçak motorin ve sigara yakalatmaktan ibaret eyleminin kül halinde 5607 sayılı Yasanın 3/1. maddesindeki suçu oluşturacağı, sanık …’nin mükerrer cezalandırılmasına neden olunmaması açısından, kesinleşen Reyhanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/405 E., 2012/626 K. sayılı dosyasının, dava dosyasının arasına alınarak incelenmesi, mükerrer dava olması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
Her iki sanık yönünden, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Yasaya aykırı, sanık … müdafii ile sanık … ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 02.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.