Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/17081 E. 2020/12582 K. 20.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17081
KARAR NO : 2020/12582
KARAR TARİHİ : 20.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait otelde garson olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının fazla mesai yapıp yapmadığı, hafta tatilinde ve ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı, ücretlerin ödenip ödenmediği noktasındadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Aynı ilkeler hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil alacakları hakkında da geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta; 31.03.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda davacının ücretin bir kısmının elden ödendiğine ilişkin iddiasının bulunmaması ve tanık beyanları birlikte değerlendirilerek bordrosunda tahakkuk ettirilen ücret ile çalıştığı, sezonda günlük 3 saat olmak üzere haftalık 21 saat fazla mesai yaptığı, tüm hafta tatillerinde ve ulusal bayram ve genel tatillerinde çalıştığı değerlendirilerek imzalı ücret bordrolarındaki miktarlar dışlanarak hesaplama yapılmıştır. Ancak davacı vekili rapordaki hesaplamalara itiraz ederek ıslah dilekçesinde fazla mesai alacağı yönden davacının günlük 5,5 saat olmak üzere haftalık 38,5 saat fazla çalışma yaptığını, Yargıtayın günlük üç saatten fazla fazla çalışma yapılamayacağı yönünde kabul ve kararının bulunmadığını belirterek ayrıca bordroda 30 günlük çalışma ücreti dışında zamlı tahakkuk bulunmadığını beyanla kendi hesaplamalarına göre davasını ıslah etmiştir. Davalı tarafta rapora itiraz ettiği halde ek rapor veya başka bir bilirkişiden yeniden rapor aldırılmamıştır. Davacının ıslah dilekçesindeki talepleri hüküm altına alınmıştır. Dosyaya sunulan imzalı ücret bordrolarında 30 günlük ücret hesabının yapıldığı bölüm altında olmak üzere FM 1, FM 2, FM 3 sütunları bulunmakta olup miktarların 30 günlük ücretten ayrı olduğu tespit edilmiştir. Dosyanın yeniden bilirkişiye verilerek FM 1, FM 2, FM 3 sütunlarındaki ek tahakkukların yasaya uygun hesaplanıp hesaplanmadığının tespitiyle, eğer hatalı hesaplama var ise imzalı veya banka kanalıyla ödenen bordrolar dahil tüm tahakkukların mahsup edilmesi, hesaplama doğru ise imzalı bordrolar dışlanarak, banka kanalıyla ödendiği tespit edilen imzasız bordrolardaki tahakkuklar ise mahsup edilerek hüküm kurulmalıdır. Yine fazla mesai hesabı yönünden bilirkişinin haftalık 28 saat fazla çalışma yapıldığı tespiti isabetli olmakla haftalık fazla çalışma saati olarak 28 saat fazla çalışma yaptığının kabulü de dosya içeriğine uygun olacaktır. Eksik inceleme ile hatalı hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.