Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2017/1685 E. 2020/3066 K. 15.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1685
KARAR NO : 2020/3066
KARAR TARİHİ : 15.10.2020

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili şirketin borca batık durumda olduğunu, iyileştirme projesi kapsamında erteleme kararı verilmesi halinde borca batıklıktan çıkabileceğini ileri sürerek, müvekkili şirketin iflasının 1 yıl süre ile ertelenmesini talep ve dava etmiştir.
Müdahiller vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
İlk derece mahkemesince; iddia, savunma, kayyım raporları, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı firmanın borca batıklık durumundan çıkılmasının temelini teşkil eden … Projesi’nin gerçekleşmemiş olduğu, mahallinde yapılan keşif neticesi gerçekleşmesi yönünde bir umut vaat etmediği, davacı şirketin hem teknik hemde mali yönden iflasın ertelenmesi şartlarını yerine getiremediği, davacı şirketin borca batıklık durumundan çıkılmasının mümkün olmadığı, anlaşılmakla davacı şirketin iflasına verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin, istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince, bilirkişi raporu davacıya tebliğ edilmemiş ise de dosyaya 30.08.2016 tarihinde sunulduğu ve uyap ortamında tarandığı son duruşma tarihine kadar dosya incelemeye yeterli zaman olduğu, mahkemece mahallinde yapılan keşif ve keşif öncesinde alınan mali ve teknik heyet raporları birlikte değerlendiriliğinde, davacı şirketin iflasın ertelenmesi şartlarını yerine getiremediği, iyileştirme ve revize projelerinin inandırıcı olmadığı, davacı şirketin iflasına karar verilmesinin yerinde olduğu, anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğininde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 15.10.2020 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.