Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2020/451 E. 2020/5727 K. 01.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/451
KARAR NO : 2020/5727
KARAR TARİHİ : 01.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18/01/2012 ve 02/11/2017 günlerinde verilen dilekçelerle kadastral parselin ihyası nedenine dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26/03/2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili ile davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, kadastral mülkiyet durumunun ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının maliki olduğu 919 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda davalı … tarafından yapılan imar uygulaması sonucu davacıya 266 ada 3 ve 271 ada 2 sayılı imar parsellerinin verildiğini, ancak, anılan imar düzenlemesinin idari yargı yerinde iptal edildiğini ileri sürerek kadastral parselinin ihyasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile idare mahkemesinin iptal kararı nedeniyle 266 ada 3 ve 271 ada 2 sayılı imar parsellerinin tapu kaydının iptaliyle imar uygulaması öncesi kök parsele ihyasına dair verilen ilk karar, Dairemizin 04/02/2016 tarih 2014/15767 Esas 2016/1463 Karar sayılı ilamı ile “… dava konusu 919 parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca imar uygulaması yapılmasına ilişkin 13.03.2007 tarihli 4 sayılı Belediye Encümen kararının, … 1. İdare Mahkemesinin, 21.04.2011 tarih, 2009/617 Esas, 2011/378 sayılı Kararıyla iptal edildiği ve karar kesinleştiğine göre mahkemece, yerinde keşif yapılarak 919 sayılı kadastral parselin sınırları üzerinde oluşturulan imar parsel veya parselleri ile yol, park vs alanlar tespit edilmeksizin ve iptaline hükmedilmesi gereken imar parsel ya da parsellerinin maliklerinin davada yer almaları sağlanmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hal böyle olunca; öncelikle ihyası istenen kadastral parsel üzerinde oluşturulan imar parselleri ile malikleri tespit edilerek, bu imar parselleri bakımından da kadastral parselin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil davası açması için davacıya usulüne uygun olarak süre verilmesi, açıldığı takdirde eldeki dava ile birleştirilmesi ve ondan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle işin esası bakımından bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.” şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı … belediyesi vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
20 Şubat 2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 7. maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesine yeni bir fıkra eklenmiştir.
Eklenen bu hükme göre, 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi kapsamında yapılmış imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edileceği veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değerinin ödeneceği belirtilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, eklenen bu hüküm uyarınca idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiğinden, imar parselinin kadastral parsele ihyasına yönelik dava konusu talebin, kanun değişikliği nedeniyle reddine karar verilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … belediyesi vekili ile davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.