YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5587
KARAR NO : 2020/8987
KARAR TARİHİ : 08.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın babası olan mağduru sol göğüs bölgesinden bıçaklayarak … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 29.11.2011 tarihli, … sayılı raporuna göre, meydana gelen perikard, kalpte sol ventrükül ve sol akciğer hasarına bağlı olarak yaşamsal tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı olayda, kullanılan aletin niteliği, hedef alınan vücut bölgesi ve yaralanmanın kalbe nafiz olması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin üstsoya karşı öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturma ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirilmesi üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanığın, denetim süresinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilirken 5271 sayılı CMK’nin 195/1. maddesine göre sanığa yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içeren usulüne uygun meşruhatlı davetiye çıkarılarak duruşmaya çağrılması gerekirken, usulüne uygun şekilde duruşmadan haberdar edilmeyen sanık hakkında verilen hükmün açıklanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kabul ve uygulamaya göre;
3) Sanığın üzerine atılı suçu, üstsoya karşı 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f. maddesi uyarınca silahtan sayılan meyve bıçağı ile işlediği olayda, birden fazla nitelikli halin (TCK’nin 86/3-a ve 86/3-e maddelerinin) ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, TCK’nin 61. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken, TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gereğince, hakkaniyete uygun şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Mağdurun suç tarihinde oğlu olan sanığın uçucu madde almış bir halde eve gelmesi üzerine kendisine tepki gösterdiğini ve tekrar dışarı çıkmak isteyen sanığa engel olmak çıkan isterken tartışma esnasında bir iki kez elimle vurduğunu beyan ettiği, sanık da savunmasının aynı yönde olduğu olayda sanık hakkında TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerekirken sanığın cezasından yazılı şekilde (3/4) oranında indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesi,
5) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) sayılı kararları ile, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve yine 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
6) Sanık hakkında TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-d, son maddeleri uyarınca hükmolunan “5 yıl” hapis cezasından TCK’nin 29. maddesi uyarınca (3/4) oranında indirim yapılırken “1 yıl 3 ay” hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak “1 yıl 9 ay” hapis cezasına, devamında TCK’nin 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim yapılırken “1 yıl 15 gün” hapis cezası yerine “1 yıl 5 ay 15 gün” hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza verilmesi,
7) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 08/07/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.