Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/5251 E. 2020/9170 K. 09.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5251
KARAR NO : 2020/9170
KARAR TARİHİ : 09.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, kamu görevlisine hakaret, tehdit, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlere dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında kamu görevlisine hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesinde:
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında kamu görevlisine hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesinde:
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde:
Sanık hakkında kemik kırığından dolayı arttırım yapılırken TCK’nin 87/3.maddesinin gösterilmemesi mahallinde eklenmesi mümkün olduğundan bozma sebebi yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
4) Sanık … hakkında tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde:
a) TCK’nin 265/1. maddesinde “Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmüne göre; sanığın söz konusu tehdit eylemini görevi yaptırmamak için yaptığı ve bunun suçun unsuru olduğu dikkate alındığında sanığın tehdit suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
b) Kabule göre de; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
5) Sanık … hakkında mağdur …’e karşı kamu görevlisine hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde:
a) Sanık hakkında hükümde olay yerinde bulunan Jandarma personeli olan diğer mağdurlara yönelik kamu görevlisine hakaret suçundan yapılan suç duyurusu da dikkate alındığında; iddianame ile sanık hakkında dava açılması halinde sanığın önceki hakaret eylemlerinin aynı yer ve zamanda, aynı suç işleme kararıyla, birbirini takip eden söz ve davranışlarla gerçekleşmesi nazara alındığında, hukuken bir bütün halinde tek bir hakaret fiilini oluşturduğu anlaşılmakla, tek fiille birden çok mağdura karşı hakaret suçunu işleyen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43/2. maddesinde düzenlenmiş bulunan aynı neviden fikri içtima hükümleri uyarınca tek ceza verilip, bu cezanın aynı Kanun’un 43/1. maddesi uyarınca arttırılması gerekeceği, aksi durumun sanığın tek eylem nedeniyle birden fazla kez cezalandırılmasına sebep olacağından iki davanın birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Kabule göre de; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık aleyhine temyiz bulunmadığından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 09.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.