Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/22829 E. 2012/4798 K. 27.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/22829
KARAR NO : 2012/4798
KARAR TARİHİ : 27.02.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 02.12.2010 tarihli olağanüstü Kat Malikleri Kurulu Toplantısı ile toplantıda alınmış olan kararların iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davanın niteliği gereği duruşma isteğinin reddiyle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz isteğinin incelemesinin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:Dava, 02.12.2012 tarihinde yapılan kat malikleri olağanüstü genel kurul toplantısı ile bu toplantıda alınmış olan kararların iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.Davaya konu yer birden fazla parsel üzerinde kurulu olup, Kat Mülkiyeti Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 5711 Sayılı Kanunun 22.maddesi ile değişik Kat Mülkiyeti Kanununun 66 ve devamı Maddelerinde Düzenlenen Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler uyarınca sitede henüz Toplu Yapı Yönetimine geçilmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. HUMK. nun 8.maddesinde Sulh Hukuk Mahkemesinin genel olarak bakabileceği davalar gösterilmiştir. Dava, niteliği itibariyle bu madde kapsamında olmadığı gibi, uyuşmazlık Kat Mülkiyeti Kanununun uygulanmasından doğmadığı için anılan kanunun 33 ve Ek–1. maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesinin bakacağı davalardan da değildir.
Bu durumda uyuşmazlığın ve buna bağlı olarak görev hususunun da genel hükümlere göre belirlenmesi gerekmektedir. Özel bir kanun hükmü ile açıkça Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği düzenlenmeyen ve konusu para ile ölçülemeyen bütün dava ve işler genel görevli hukuk mahkemesi olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülürler.O halde, mahkemece davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davanın esası hakkında hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.