YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8661
KARAR NO : 2013/6444
KARAR TARİHİ : 07.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasrrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’ın alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazın 1/2 hissesini 19.11.2004 tarihinde damadının eniştesi olan davalı …’e, onun da 10.11.2009 tarihinde borçlunun yeğeninin eşi davalı …’ye sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu …, dava konusu taşınmazı davacının tedavisi için sattığını ve davacıya 10.000.00,Tl ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, aciz belgesi sunulmadığını, satışın gerçek olduğunu, borçlu ile akrabalığı bulunmadığını ve iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili aciz belgesi sunulmadığını,müvekkilinin iyiniyetli 4.kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre,dava konusu taşınmazınn tapudaki satış bedeli ile bilirkişi tarafından belirlenen gerçek değeri arasında misli
fark bulunduğu, satışların davacıya olan borcun ödenmemesi amacıyla muvaazalı olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.Yasanın 284.maddesi ise iptal davası hakkı, batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmekle düşer ,hükmünü içermektedir.Somut olayda iptali istenen 19.11.2004 tarihli tasarruf tarihinden itibaren beş yıllık hakdüşürücü süre geçirilerek 5.3.2010 tarihinde eldeki davanın açıldığı anlaşıldığından davanın İİK 284.madde gereğince hakdüşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Kabule göre de;borçlu adına kayıtlı ve hacizli taşınmazların kıymet takdiri yaptırılarak aciz halinde olup olmadığının belirlenmesi gerekirken 16.12.2011 tarihli haciz tutanağının İİK 105.madde kapsamında geçici aciz belgesi olarak kabulü,ayrıca İİK 278/2 maddede öngörülen iki yıllık süre geçmiş olduğundan dava konusu tasarrufların İİK 278/3-2 madde gereğince iptaline karar verilmiş olması ve karar ilam harcının da daha düşük olan tasarruf değerine göre hesaplanması gerektiği halde dava dilekçesindeki değer üzerinden hesaplanması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ye geri verilmesine 7.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.