Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/5465 E. 2020/9134 K. 09.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5465
KARAR NO : 2020/9134
KARAR TARİHİ : 09.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1)Güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başkaca mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas alınan Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesine ait 2008/33 Esas ve 2008/158 Karar sayılı ilamına konu suçun, 5015 sayılı Kanun’un Ek 5/1. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 5015 sayılı Kanun’un Ek 5/1. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kanun’un 3/11 ve 3/12. maddeleri kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 3/11 ve 3/12. maddeleri ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi ve yine 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 1. fıkrasında yer alan “Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde Kanun’un 5’inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeden faydalanabilir.” şeklindeki düzenleme de nazara alınarak, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamda uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının tespiti ile uyarlama yargılamasının yapılması halinde bahse konu suça ilişkin mahkumiyet kararının kesinleşme tarihi de nazara alınarak, sanık hakkında TCK’nin 58. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
2) Oluş, iddia, kabul ve dosya kapsamına göre taraflar arasında, mağdurun evinin önünü temizlerken oluşan kirli suyun, sanığın evinin önünü kirletmesi nedeniyle çıkan tartışma neticesinde sanığın da mağdur tarafından yaralandığı olayda, öncelikle ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunun tespiti yoluna gidilmesi, bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli, 2002/4-238 Esas ve 367 sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Dairemizin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında da kabul edildiği üzere, şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesiyle 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) uygulanması gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışmasız bırakılması,
3)Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan ve hakkında TCK’nin 58/1. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilen sanık hakkında, aynı Kanun’un 58/7. maddesinde yer alan “Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir.” şeklindeki düzenleme ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.02.2015 tarihli, 2013/451 Esas ve 2015/6 Karar sayılı kararı gereğince, mükerrir sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirine karar verilmemesi kazanılmış hak oluşturmayacağı da dikkate alınarak, sanık hakkında cezanın infazından sonra “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” karar verilmemesi suretiyle TCK’nin 58/7. maddesine muhalefet edilmesi,
4)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 09.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.