Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5298 E. 2020/5427 K. 28.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5298
KARAR NO : 2020/5427
KARAR TARİHİ : 28.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım Ve Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili, müvekkiline ait taşınmaza komşu parselde bulunan inşaatın taşkın olması sebebiyle eltmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, taşınmaz sınırının 40 yıldır aynı olduğunu, inşaat yapılırken davacının, müvekkilinin murisine muvafakat verdiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, A ve B harfli yerden müdahalesinin men’ine, tecavüzlü alandaki duvar ve yapının kal’ine, davacı tarafın ecrimisil isteminin kabulü ile 01.10.2008-29.04.2013 tarihleri arası dönem için 2.977,58 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı vekilinin talebi üzerine mahkemece maddi hataya dayanılarak hükmün 2. paragrafında yazılı 29.04.2013 ibaresinin 24.09.2013 olarak düzeltildiği şerh edilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil talebine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda, dava dilekçesinde ecrimisil talebiyle birlikte dönem sonlarından itibaren faize hükmedilmesi talep edilmiştir. Mahkemece 2.977,58 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş ise de, Mahkemece faiz yönünden verilen karar infaza elverişli değildir. Hüküm fıkrasında açıkça miktarlar ve faiz başlangıç tarihleri gösterilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, yerel mahkeme hükmünün 2. paragrafının hükümden çıkarılmasına, yerine “01.10.2008-31.12.2008 için 120 TL’nin 31.12.2008 tarihinden itibaren, 01.01.2009-31.12.2009 tarihleri için 541,44 TL’nin 31.12.2009 tarihinden itibaren, 01.01.2010-31.12.2010 tarihleri için 547,56 TL’nin 31.12.2010 tarihinden itibaren, 01.01.2011-31.12.2011 tarihleri için 596,28 TL’nin 31.12.2011 tarihinden itibaren, 01.01.2012-31.12.2012 tarihleri için 662,52 TL’nin 31.12.2012 tarihinden itibaren, 01.01.2013-24.09.2013 tarihleri için 509,78 TL’nin 24.09.2013 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle davalılardan alınıp davacıya verilmesine” ifadelerinin yazılmasına, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.