YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11415
KARAR NO : 2020/4464
KARAR TARİHİ : 29.09.2020
Mahkeme : CEYHAN (Kapatılan) 2. Ağır Ceza Mahkemesi
Su : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1- Sanıklar … ve … hakkında: Beraat
2- Sanık … hakkında: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Sanık … hakkında verilen hükmün incelenmesinde:
Sanık …’de ele geçen uyuşturucu maddelerin içinde bulunduğu siyah poşet dış yüzeyinden bir adet ve bu poşet üzerinde bulunan koli bandından iki adet olmak üzere sanık …’e ait üç adet parmak izinin tespit edilmesi karşısında sanığın atılı suçtan mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
2- Sanık … hakkında verilen hükmün incelenmesinde:
Hakkında verilen beraat hükmü bozulan sanık …’in suç tarihinde kullandığı telefon hattı tespit edilerek, bu telefon hattı ile … Gümüş adına kayıtlı olup sanık … tarafından kullanılan 0543 325 32 73 numaralı hattın suç tarihi ile 1ay öncesi ve 1 ay sonrasını kapsayacak şekilde HTS kayıtlarının getirtilerek aralarında suç tarihi ve öncesinde telefon görüşmesi olup olmadığının belirlenmesi, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
3- Sanık … hakkında verilen hükmün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a- 15/05/2015 tarihli son celsede sanık müdafiinin lehe hükümlerinin uygulanmasını talep ettiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK’nın 51/1. fıkrası 2. bendi gereğince ertelemenin üst sınırının 18 yaşından küçüklerde üç yıl olduğu dikkate alınarak, TCK’nın 51/1. maddesinde öngörülen diğer şartlar da denetime imkan verecek şekilde tartışılarak, erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b- Sanık … hakkındaki bozma sebebinin sonucuna göre, sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
c- Suç tarihi itibarıyla 18 yaşından küçük olan sanık hakkında TCK’nın 53/4. maddesi gereğince aynı maddenin 1. fıkrasında düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
29.09.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.