Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/18949 E. 2012/1702 K. 25.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18949
KARAR NO : 2012/1702
KARAR TARİHİ : 25.01.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, daha önce açtığı boşanma davasının taraflarının anlaşamamaları üzerine reddedildiğini, ancak o günden bu yana yaklaşık beş aydır ayrı yaşadıklarını, davalı kocanın ortak konuta dönmediğini, çalışmadığını, geçimini sağlayacak durumda olmadığını, müşterek çocuğun kendisinin yanında olduğunu, kocanın üzerine düşen katkıyı yapmadığını, mağdur olduğunu ileri sürerek davacı kadın için 500 TL, çocuk için 500 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı cevabında, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacı kadının ayrı yaşamada haklı olmadığı ve taraflar arasında herhangi bir boşanma davası olmadığı gibi kesinleşmiş ilam da bulunmadığı, tarafların halen evli olduğu ve evlilik birliğinin sona ermediğinden bahisle davacı kadın ve müşterek çocuk için tedbir nafakası taleplerinin reddine, karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.TMK’nun 197.maddesine göre, “Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.1)Tanık anlatımlarından davalı kocanın başka bir kadınla yaşayıp hamile bıraktığı beyan edilmektedir. Bu durumda davacı kadının ayrı yaşamakta haklı olduğu ve tedbir nafakasına ihtiyacı bulunduğu anlaşıldığına göre mahkemece davacı lehine tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken aksi gerekçe ile davacı kadının isteğin reddi yerinde değildir.2)Tarafların ayrı yaşadıkları ve müşterek çocuğun da anne yanında olduğu anlaşıldığına göre çocuk için de uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.