Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2017/775 E. 2020/3253 K. 21.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/775
KARAR NO : 2020/3253
KARAR TARİHİ : 21.09.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 282 ada 11 parsel sayılı 364,34 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, iki adet ev ve arsa vasfıyla davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, … ve … irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın bir bölümün tapu kaydının iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın dosya arasında bulunan 06.05.2016 havale tarihli fen bilirkişisinin raporuna ekli krokisinde (A) harfi ile belirtilen 61,30 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile, bu kısmın dava konusu parselden ayrılarak aynı ada ve son parsel numarası ile dosya arasında mevcut … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1998/329 Esas ve 1998/779 Karar sayılı veraset ilamında … oğlu …’ın mirasçısı olarak belirtilen davacıların miras hisseleri oranında ve verasette iştirak hükümlerine göre tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kök muris …’dan kalan taşınmazın taksimen davacı tarafın murisi …’a kaldığı iddiası ile miras payı oranında tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescili istemi ile açılmıştır. Mahkemece; davanın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Ne var ki, kadastro tespiti taksime dayalı olarak yapıldığı gibi, davacılar da taksime dayandığına göre, artık taraflar arasında mirasçılık ilişkisi ve elbirliği mülkiyeti iddiası bulunmadığı kuşkusuzdur. Dosyada bulunan ve buna göre davalı …’ın davacıların murisi “…” terekesine göre 3. kişi konumunda olduğu kuşkusuzdur. Dosyada bulunan terekeye dahil bir taşınmaz hakkında bir mirasçı diğer mirasçılar aleyhine tek başına miras payı oranında adına tescil istemi ile dava açabilirse de, 3. kişiye karşı miras payının adına tescili istemiyle dava açması hukuken mümkün değildir. Davacıların murisi …’ın, davacılar dışında “…” isimli bir başka mirasçısının da bulunduğu anlaşılmakta olup, elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli payları olmadığından, haklarının terekenin tamamını kapsadığı ve TMK’nın 702. maddesine göre topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiği açıktır. Mirasçılardan birinin terekeye karşı 3. kişi konumunda olan birisi aleyhine kendi payı hakkında açtığı dava, diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına açılmadığından, davaya, diğer mirasçıların katılması (icazet vermesi) veya terekeye temsilci atanması suretiyle devam edilmesine olanak yoktur.
Hal böyle olunca; Mahkemece, eldeki dava yönünden miras payına yönelik olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, esasa girilerek dosya kapsamına uymayan yazılı gerekçeyle hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.