Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/1251 E. 2020/2776 K. 08.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1251
KARAR NO : 2020/2776
KARAR TARİHİ : 08.06.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki fesih işleminin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, eczacı olup … Eczanesi adı altında mesleki faaliyetini sürdürdüğünü, davalı kurum tarafından aralarında imzalanmış olan 2003 ve 2004 yılı protokollerinin “m” ve “r” maddelerine göre kendisine 14 yıl fesih cezası uygulandığını, haksız olarak uygulanan ceza-i işlemin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Anılan karar Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2015 / 14505 Esas – 2017/1510 Karar sayılı ve 08/02/2017 tarihli kararı ile; “… mahkemece, tarafların tüm delilleri incelenerek, 2012 protokolünün ilgili maddeleri de değerlendirilmek suretiyle ve konusunda uzman bilirkişilerden yargıtay, mahkeme ve taraf denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir…” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyulmuş, dosyaya sunulan 18/07/2017 tarihli bilirkişi kurulu raporu dayanak alınmıştır.
Mahkemece, davacının davasının kabulü ile, davalı kurum tarafından tesis edilen 30/12/2005 tarih, B.13.1.BKG.4.42.00.09/S-310047 sayılı FESİH İŞLEMİNİN İPTALİNE, tedbirlerin hüküm kesinleştikten sonra kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı SGK Başkanlığı’nın, 492 sayılı Harçlar Kanunu ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’nun 36. maddesi hükmüne göre harçtan muaf olması nedeniyle harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün, HUMK’nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle; hükmün 4. fıkrasının tamamen çıkarılarak yerine ” Davacı tarafından yapılan 1.350,00 TL bilirkişi ücretleri, 150,20 TL ptt giderleri olmak üzere toplam:1.500,20 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının ödediği 58.60.-TL harç giderinin karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacıya iadesine,” ifadesinin yazılması sureti ile hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 6100 sayılı HMK’nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/06/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.