YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1767
KARAR NO : 2012/9864
KARAR TARİHİ : 24.04.2012
Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/ilk, 522, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4/1. maddeleri gereğince 996.450.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Gebze 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 28/09/2004 tarihli ve 2002/760 esas, 2004/812 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebinin reddine, önceki hükmün aynen infazına dair Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2007 tarihli ve 2007/8 müteferrik sayılı kararı ile bu kez 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, yeniden yapılan yargılama sonucunda dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca kamu davasının düşürülmesine dair Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/12/2009 tarihli ve 2009/50 esas, 2009/764 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 10.10.2011 tarih ve 2011/12577/51726 sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2012 tarih ve 2011/360030 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. madde ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki kanun ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinde ek karar verilmesi sebebiyle Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2007 tarihli ve 2007/8 müteferrik sayılı kararında,
2-5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/4. maddesinde yer alan, “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, ilk kararının kesinleşmesinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun uyarınca, lehe kanun değerlendirilmesi yapılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi sebebiyle Gebze 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 09/12/2009 tarihli ve 2009/50 esas, 2009/764 sayılı kararında, isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;
..//.
-2-
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden istemin kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlü … hakkında Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 09.12.2009 gün ve 2009/50-764 sayılı kararın, 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Yasanın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca bozma doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 24.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.