YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18087
KARAR NO : 2020/13515
KARAR TARİHİ : 27.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde mağaza görevlisi olarak çalıştığını, davacıya fazla çalışma yaptırılmasına rağmen fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, davacının fiilen çalıştığı son ay ücretinin brüt 1.806,00 TL olduğunu, iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı sebeple feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının mağaza görevlisi olarak işe başladığını, daha sonra mağaza sorumlu yardımcısı pozisyonunda çalıştığını, davacının mazeret bildirmeksizin işe gelmediğini, işe gelmemesi üzerine ihtarnamesinin istifa olarak 29/08/2014 tarihi itibariyle işleme alındığını, işyerinde yeterli işçi olduğundan fazla çalışma yapılmasının söz konusu olmadığını, ayrıca davacının ücret bordroları incelendiğinde fazla çalışma tahakkuklarının bulunduğunun görüleceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesine göre davacı talepten fazlasına karar veremez.
Davacı dava dilekçesinde “5 günde ortalama 9 saat (07.30-16.30) ve 1 gün ise 15 saat (07.30-22,30) saatleri arasında” çalıştığını, bu şekilde haftada 60 saat olmak üzere 15 saat fazla çalıştığını beyan etmiştir. Mahkemece, davacının tanık anlatımlarına göre haftada 5 gün 07.30-18.30 saatleri arasında, 1 gün ise 07.30-21.30 arasında çalıştığı, haftada 14,5 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek, buna göre hesaplanan alacaklar hüküm altına alınmıştır. Davacının dava dilekçesinde bildirdiği çalışma saatleri aşılarak karar verilmesi yerinde değildir. Bu itibarla öncelikle davacının haftada 5 gün 07.30-16.30 saatleri arasında 1 saat ara dinlenme kullanarak çalıştığı kabul edilmeli, 6. günde ise 07.30-21.30 saatleri arasında çalıştığı, ara dinlenme süresinin (usuli kazanılmış hak dikkate alınarak) 2 saat olduğu dikkate alınarak sonuca gidilmelidir.
3-Mahkemece hüküm altına alınan alacakların hesabında bordrodaki ücret miktarı esas alınmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının bordrodaki net ücretinin 1.250,00 TL olduğu belirtilerek hesaplama yapılmış ise de, bordrodaki 1.250,00 TL brüt kazanç miktarıdır. Hal böyle olunca brüt ücretin yeniden brüte çevrilmesi suretiyle hesaplama yapılması yerinde değildir. Davacının ücret bordrosundaki 1.250,00 TL’nin davacının net değil brüt ücreti olduğu dikkate alınmalı, hesaplamalar buna göre yapılmalıdır. Mahkemece hatalı hesaplama doğrultusunda hüküm kurulması hatalı olup, kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.10.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.