YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8813
KARAR NO : 2013/10376
KARAR TARİHİ : 01.07.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Kıymetli evrakın iptali ve ödeme yasağı konulmasına ilişkin talep hakkında Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesi ile Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R –
Talep, kıymetli evrakın (çekin) zayii nedeni ile iptali ve ödeme yasağı konulmasına ilişkindir.
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 6100 sayılı HMK’nun 383. maddesi gereğince kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali ve ödeme yasağı konulmasına ilişkin uyuşmazlık HMK’nin yürürlüğe girmesinden sonra açılan çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan bahisle görevsizlik kararı vermiştir.
Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesi ise, HMK’nun 382. Maddesinde, hukukumuzda yer alan ve çekişmesiz yargı işleri olarak nitelenen haller sayıldıktan sonra 383. maddesinde çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece Sulh Hukuk Mahkemesidir denilmek suretiyle ana kural konulmuş, ancak aksine düzenleme bulunması halinde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olmadığı yönündeki istisna da ayrıca belirtilmiştir. Mevcut durumda Türk Ticaret Kanunu’nun 4, 669 ve 730/20-f maddelerindeki düzenleme; HMK’nun 383. maddesinde vurgulanan aksine bir düzenlemeyi ifade eder. Görev bakımından HMK’ya göre daha özel bir kanun niteliğini taşıyan Türk Ticaret Kanunu’nu hükümlerinin öncelikle uygulanmasının
zorunluluğu, hukukun genel ilkelerinin bir sonucudur. Zikredilen hususların yanı sıra, HMK’nun 4. maddesinde çek iptali ile ilgili olarak Sulh Hukuk Mahkemelerine bir görevin tevdi edilmediği, miktarına bakılmaksızın ( Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun anlaşılması nedeniyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
Türk Ticaret Kanunun 4.maddesinde, bu kanundan doğan hukuk “davalarının” ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5.maddesinin 2.fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4.maddesi hükmünce “ticari sayılan davalara”, ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nun 382.nci maddesinde, “çekişmesiz yargı işleri” düzenlenmiş, aynı maddenin 2.fıkrasının (e) bendinde, “Ticaret hukukundaki çekişmesiz yargı işleri” başlığı altında 6. madde olarak “kıymetli evrakın iptali”ne ilişkin taleplerin “çekişmesiz yargı işi” olduğu belirtilmiş, aynı yasanın 383.maddesinde de, çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olacağı hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasa hükümlerine göre, çekişmesiz yargıda “dava” deyiminin yeri olmayıp “iş” deyimi vardır. Dava, iki taraf sistemine göre kurulmuş ise de çekişmesiz yargıda birbiriyle çekişme halinde olan iki taraf olmadığından çekişmesiz yargı işleri için “dava” teriminin kullanılması doğru değildir. Yine çekişmesiz yargıda “taraf” değil, “ilgililer” kavramı vardır. Çekişmesiz yargıda dava söz konusu olmadığı için davacı ve davalı terimlerinin de yeri yoktur.
HMK.nun 383.maddesine göre çekişmesiz yargıda sulh hukuk mahkemesinin görevi asıl olup asliye hukuk mahkemesinin görevi istisna olduğundan yalnız “mahkeme” veya “hakim” terimlerinin kullanıldığı bütün çekişmesiz yargı işleri için sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmaktadır. (Prof Dr. B.Kuru/Prof Dr. A.C.Budak İstanbul Barosu Dergisi, Cilt:85, Sayı:5, Yıl: 2011,sh:33-36)
Somut olayda 19.12.2011 tarihinde yani 6100 sayılı HMK.nun yürürlüğe girmesinden sonra dava açılmıştır.
6100 sayılı HMK.nın geçici 1.maddesinin 1. bendine göre bu kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalara uygulanmaz.
Bu durumda, kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali ve ödeme yasağı konulmasına ilişkin uyuşmazlık 6100 sayılı HMK.nın 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra açılan çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nin 21. ve 22. maddeleri gereğince Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 01.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.