YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8879
KARAR NO : 2020/12322
KARAR TARİHİ : 01.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakıknda hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel cezada, katılanın hayati tehlike geçirmiş olması nedeniyle TCK’nin 87/1-d maddesi uyarınca (1) kat artırım yapılması, bu şekilde belirlenen ceza miktarının 3 yılın altında kalması halinde TCK’nin 87/1-son maddesi gereği ceza miktarının 3 yıl hapis cezasına çıkarılması gerekirken, TCK’nin 87/1-d maddesi uyarınca ceza miktarının doğrudan 3 yıl hapis cezası olarak tayini suretiyle TCK’nin 61. maddesine aykırı davranılması, sonuca etkili görülmediğinden;
Başlangıç anı ve gelişim sürecine ilişkin tanığı bulunmayan olayda, sanığın aksi ispat olunamayan savunmasına itibarla ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin belirlenemediği gerekçesiyle sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi gereği haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli, 2002/4 – 238 Esas ve 367 Karar sayılı kararı uyarınca ile bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği durumlarda, sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (¼) uygulanması gerektiği gözetilmeksizin (½) oranında indirim uygulanmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından;
Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmiş olması, infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 01/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.