YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18966
KARAR NO : 2012/11097
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
(Kapanan Beyoğlu 6. Asliye Ceza Mahkemesi)
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 13.12.2011 tarih, 2011/6-356 Esas 2011/272 Karar sayılı ilamı karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmesi gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Sanığın önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın yakınana ait çantayı bebek arabasının üzerinden alarak olay yerinden ayrıldıktan ve eylemini tamamladıktan sonra kendisini gören üç bayanın polise haber vermesi üzerine yakalandığının anlaşılması karşısında eylemin tamamlandığı gözetilmeden kalkışma aşamasında kaldığının kabulü ile 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesi gereği cezadan indirim yapılması,
2-Tekerrüre esas sabıkaları bulunan sanık hakkında 58. maddenin ne suretle uygulanacağı ve hangi hükmün tekerrüre esas alındığı karar yerinde gösterilmeden “mükerrirlik durumunun infada göz önünde bulundurulmasına karar verilmesiyle yetinilmesi,
3-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 14.05.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.