YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12718
KARAR NO : 2020/18225
KARAR TARİHİ : 07.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında 01.04.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın sanık yokluğunda verildiği ve gerekçeli kararın sanığa tebliğe çıkarılması üzerine tebliğin sanığın duruşmada bildirdiği adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği, tebligat adresine daha önce usulüne uygun herhangi bir tebligat yapılmadığından bu tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre usulsüz olması karşısında geçersiz bulunduğu ve bu itibarla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği gözetilmeksizin, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle hükmün açıklanması suretiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
2) Kabule göre,
a) Kasten yaralama suçundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi uyarınca hakkındaki hükmün açıklanması sırasında; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararları gereğince, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm delillerin, bu delillere göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair önceki karara atıfta bulunmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanığın, temyiz dışı diğer sanık … ile birlikte evinin önünde kendisini konuşmak için bekleyen mağdur …’i 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan sopa ile hafif (1.) derecede kemik kırığı oluşacak nitelikte yaraladığı olay nedeniyle, sanığın TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca verilen temel cezasında ‘ek savunma da verilmesi suretiyle’ TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca artırım yapılmasına karar verilmemesi suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
c) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkum edilen sanığın, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edildiği hususu da nazara alınarak bu maddede belirtilen belirli haklardan yoksun bırakılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 07.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.