Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/11937 E. 2013/14454 K. 04.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11937
KARAR NO : 2013/14454
KARAR TARİHİ : 04.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 11/08/1982 olduğunun ve yurtdışında geçen 11/08/1982-15/10/1983 tarihleri arası çalışmalarını borçlanma hakkının olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalı Kurumun ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 15.10.1965 doğumlu davacının Almanya’da rant sigortasına girdiği 11.08.1982 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü, 11.08.1982-15.10.1983 tarihleri arasındaki süreyi de borçlanma hakkı bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 16.10.1983 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine ve fazla istemin reddine karar verilmiştir.
5510 sayılı Kanun’un 38.maddesine göre malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı; sigortalının, 5417, 6900, 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya 5510 sayılı Kanuna tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edilir. Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklıdır.
Bu Kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.
3201 sayılı Kanun’un 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun ile değişik 5.maddesinin son fıkrasında “Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz.” hükmü bulunmakta ise de 02.11.1984 tarihinde imzalanan ve 05.12.1984 tarihli 3241 sayılı Kanunla onaylanıp 01.04.1987 tarihinde yürürlüğe giren ve Anayasa’nın 90.maddesi uyarınca yöntemine göre yürürlüğe girmiş uluslararası sözleşme olarak 3201 sayılı Kanunun 5.maddesinden önce uygulanma önceliğine sahip bulunan 30 Nisan 1964 tarihli Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Ek Sözleşmenin 29.maddesinin 4.bendi hükmü uyarınca yurtdışında ilk defa çalışmaya başlanılan tarihin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Yurtdışında iken fiili (eylemli) çalışması bulunmadığı halde o ülkenin sosyal güvenlik mevzuatına göre yardım niteliğinde ödeme yapılan dönemler ile ev hanımı olarak geçen sürelerin ve prim kesintisi yapılmaksızın yurtdışında eğitim süresi olarak geçen sürelerin Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Ek Sözleşmenin 29.maddesinin 4.bendi anlamında yurtdışında geçen çalışma olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Somut olayda, 15.10.1965 doğumlu davacının Almanya’da eylemli çalışmasının 08.11.1990 tarihinde başladığı, 07.08.1981 tarihinden itibaren yurt dışında ikamet etmekle birlikte 11.08.1982-30.04.1988 tarihleri arasında “Gebelik/Analık Koruması (Schwangerschaft/Mutterschutz) ” ve “çocuk yetiştirme (Pflichtbeitragszeit für Kindererziehung)” nedeniyle sigorta kapsamına alındığı ve bu dönemde fiili çalışmasının bulunmadığı, halen Türk vatandaşı olduğu anlaşılmaktadır.
3201 sayılı Kanun’un 1.maddesine göre yurt dışında 18 yaşın ikmalinden önce geçen sürenin borçlanılması mümkün olmadığından 15.10.1965 doğumlu davacının 11.08.1982-15.10.1983 tarihleri arasındaki süreyi de borçlanma hakkı bulunduğunun tespiti isteminin reddine karar verilmesi doğrudur.
Ne var ki mahkemece, yukarıda yer alan maddi ve hukuki olgular gözetilerek davacının Almanya’da fiili (eylemli) çalışmasının başladığı 08.11.1990 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulüne karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının (2.) bendinde yer alan ” 16.10.1983 ” tarihinin silinerek yerine ” 08.11.1990 ” tarihinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 04.07.2013 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.