Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/10470 E. 2020/6344 K. 03.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10470
KARAR NO : 2020/6344
KARAR TARİHİ : 03.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenlemek
HÜKÜM : Beraat

A) Sanık hakkında 2007 yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz nedenlerinin incelenmesi:
En son aralık ayında matrahlı beyanname verilmesi nedeniyle en aleyhe yorumla suç tarihinin 31.12.2007 olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.
Sanığa yüklenen “sahte fatura düzenleme” suçunun cezasının miktarı ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen uzamış dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B) Sanık hakkında 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz nedenlerinin incelenmesi:
…..Ltd.Şti.’nin ortağı olduğu iddia edilen sanığın bir kaç kez kimliğini kaybettiğini, son 2,5 yıldır Ukrayna’da çalıştığını, serbest ticaret yaptığını ancak söz konusu şirketin adını ilk kez duyduğunu, şirketle bir ilgisinin
bulunmadığını savunması; yapılan bilirkişi incelemeleri sonucunda şirket ana sözleşmesi üzerinde bulunan imzaların sanığın eli ürünü olmadığının tespit edilmesi, vergi müfettişlerince ifadesine başvurulan …. isimli kişinin tarh dosyasında sanığa ait olduğu iddia edilen fotoğraftaki kişinin şirket ortağı olduğunu beyan etmesi ancak heyet tarafından yapılan incelemede tarh dosyasında bulunan sanığa ait olduğu iddia edilen fotoğraf ile mahkeme tarafından dosya arasına aldırılan sanığın nüfus cüzdanı sureti üzerindeki fotoğrafın farklı kişilere ait olduğunun, doğum tarihinin de sanığın üzerindeki nüfus cüzdanının farklı yazıldığının anlaşılması karşısında; CMK’nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına ilişkin vicdanî kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu verilere dayandırıldığı, kurulan hükümlerde bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükümlerin ONANMASINA,
03/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.