YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1498
KARAR NO : 2012/5960
KARAR TARİHİ : 27.03.2012
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili ve davalı vasisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, Kurum sigortalısı … 31.03.2000 tarihinde kasten öldürüldüğü, …sayılı Kararında, davalının eylemine uyan maktül …kasten öldürülmesine iştirak suçundan 5237 sayılı Yasanın TCK. 82/1-h mad. göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırıldığı, …’nın 39/2-c md. delaleti ile 39/1 md. göre 15 yıl hapis cezası olarak indirildiği, kararın kesinleştiği; hak sahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımlarının, davalıdan tahsiline ilişkin iş bu davada, mahkemece, davalının olaya iştirak yoluyla katıldığından TCK. 39/1 md. göz önüne alınarak, davalının ½ oranında kusurlu olduğunun kabulüyle, davanın da %15’lik miktar üzerinden açıldığı, sigortalının hak sahiplerine ödenen ilk peşin sermaye değerli gelirlerin ve cenaze yardımı yönüyle 506 sayılı Yasanın 26. maddesi hükmü esas alınarak davanın kabulüne karar verdiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun’un 26’ncı maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve …sayılı kararı ile 26’ncı maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptaline karar verilmiş ve Kurumun rücu hakkı, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, ilk peşin değerli gelirlerin, tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulması gerektiği ve 5237 sayılı Yasa’nın 39 maddesinin, temel cezanın belirlenmesine ilişkin bir madde olup, haksız tahrik hükümleri gereğince yapılan indirimin kıyas yoluyla uygulanmayacağı, gözetilmeksizin, hüküm tesisi, isabetsiz bulunmuştur
Mahkemece, bu maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekili ve davalı vasisinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.