Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/1444 E. 2012/2394 K. 22.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1444
KARAR NO : 2012/2394
KARAR TARİHİ : 22.02.2012

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.01.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.11.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Davacı, maliki olduğu 659. 698, 741, 75, 90 ve 94 parsel sayılı taşınmaz kayıtlarında “… oğlu …” olarak geçen kaydının “… oğlu …” olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece nüfus ve tapu sicil müdürlüklerinden ilgili kayıtlar getirtilmiş, tanık dinlenmiş ve 90 parsel sayılı taşınmaz haricindeki taşınmazlar hakkında davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak yukarıda da belirtildiği gibi mülkiyet nakline neden olmamak için tüm şüphelerin giderilmesi gerekir. Bu nedenle taşınmazda malik olan diğer hissedarlar dinlenmeli, gerekirse mahallinde keşif yapılarak taşınmazın öncesi hakkında bilgisi olan yaşlı bilirkişiler ve hissedarlar taşınmaz başında dinlenmeli, taşınmazın öncesinde ve halen kim tarafından kullanıldığı tespit edilmeli, taşınmaz ile davacının irtibatı şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.
Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm verilmesi doğru görülmediğinden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 22.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.